Ziya Paşa'nın Hayatı ve Eserleri
Ziya Paşa, Türk yazar, şair ve devlet adamı.
Ziya Paşa, Türk yazar, şair ve devlet adamı. Tanzimat 1. döneminin Şinasi ve Namık Kemal ile birlikte üç büyük kurucusundan biri; eski ile yeni arasında bocalayan devrin en büyük terbiye ve hikmet şairidir.
Doğum tarihi ve yeri: 1829, İstanbul, Osmanlı Devleti
Ölüm tarihi ve yeri: 17 Mayıs 1880, Adana, Osmanlı Devleti
1- Ziya Paşa'nın Hayatı
Asıl adı Abdülhamid Ziyaeddin olan yazar, 1829 yılında İstanbul'un Kandilli semtinde doğdu. Babası Galata Gümrüğü kâtiplerinden Erzurumlu Feridüddin Efendi'dir. Bayezid Rüştiyesi'nde ve Mekteb-i Maârif-i Adliyye'de okudu; özel hocalardan Arapça, Farsça ve hat dersleri aldı. Sadrazam Mustafa Reşid Paşa'nın himayesiyle Babıali Sadaret Mektubî Kalemi'ne girdi. Zekâsı ve kabiliyetiyle Sultan Abdülmecid'in dikkatini çekerek Saray Mabeyn Kâtipliği'ne kadar yükseldi.
Sultan Abdülaziz devrinde Sadrazam Âli Paşa ile arası açılınca saraydan uzaklaştırıldı ve taşra mutasarrıflıklarına tayin edildi. Hükümetin istibdat politikalarına muhalefet eden Yeni Osmanlılar Cemiyeti'ne katıldı ve 1867'de Namık Kemal ile birlikte Paris'e kaçtı. Londra'da Hürriyet gazetesini çıkararak Osmanlı basınının ilk sistemli siyasi muhalefetini yürüttü. 1871'de Âli Paşa'nın ölümü üzerine İstanbul'a döndü. I. Meşrutiyet'in ilanında Kanun-i Esasi komisyonunda görev aldı. II. Abdülhamid döneminde vezir rütbesiyle Konya ve ardından Adana valiliklerine atandı. Adana Valisi iken tiyatro binası yaptırdı ve kentin imarına katkı sağladı. 17 Mayıs 1880'de Adana'da siroz hastalığından vefat etti; Adana Ulu Camii haziresine defnedildi.
2- Ziya Paşa'nın Edebi Kişiliği
Ziya Paşa, Tanzimat aydınlarının yaşadığı "Doğu-Batı ikilemini" şahsında en bariz şekilde taşıyan tezatlar şairidir. Fikirleriyle Batıcı ve yenilikçi, zevk ve edebi biçimiyle divan edebiyatına bağlı kalmıştır.
- Hikmet ve Terbiye Şairi: Nabi ekolünü sürdürerek atasözü ve vecize değerinde, halkın hafızasına kazınan felsefi ve ahlaki beyitler yazmıştır.
- İkilem ve Çelişki: Şiir ve İnşa makalesinde divan edebiyatını yapay bularak halk şiirini ve heceyi savunmuş; ancak birkaç yıl sonra hazırladığı Harâbât antolojisinde halk edebiyatını küçümseyip divan şiirini göklere çıkarmıştır. Bu tutarsızlığı Namık Kemal'in ünlü Tahrib-i Harabat eleştirisine hedef olmasına yol açmıştır.
- Siyasi Hiciv Ustası: Zafernâme ile Sadrazam Âli Paşa'nın Girit isyanındaki başarısızlıklarını övgü kılıfı altında tarihin en parlak siyasi hicivlerinden birine dönüştürmüştür.
- Terkib-i Bend Geleneği: Bağdatlı Ruhi'nin terkib-i bendine yazdığı nazire, Türk edebiyatında insanın aczini ve feleğin çarkını anlatan en ünlü manzumelerden biri olmuştur.
3- Ziya Paşa'nın Eserleri
Şiir ve Hiciv
- Eş'âr-ı Ziyâ (Külliyât-ı Ziyâ Paşa): Bütün şiirlerinin toplandığı eseri (ölümünden sonra basılmıştır).
- Terkîb-i Bend & Tercî-i Bend: Toplumsal eleştiri, ahlak ve insan kaderini sorgulayan başyapıtları.
- Zafernâme (1868): Sadrazam Âli Paşa'yı yeren manzum-mensur şaheser hicviye.
Antoloji ve Makale
- Harâbât (1874-1875): Türk, Arap ve Fars edebiyatından seçilmiş 3 ciltlik ilk kapsamlı şiir antolojisi.
- Şiir ve İnşa (1868): Türk edebiyatının asıl kaynağının halk dili olduğunu savunan öncü makalesi.
Anı ve Siyaset
- Rüya (1868): Türk edebiyatında ilk siyasi röportaj/mülakat kabul edilen düşsel eleştiri metni.
- Defter-i Âmâl (1880): Batılı anlamda ilk çocukluk anıları kitabı.
Çeviri
- Engizisyon Tarihi, Endülüs Tarihi, Emile (Rousseau'dan).
4- Ziya Paşa Hakkında Bilinmesi Gerekenler
- Atasözüne Dönen Beyitler: Türkçede gündelik hayatta en çok alıntılanan "Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz", "Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir" gibi beyitlerin yaratıcısıdır.
- Adana Ziya Paşa Parkı: Adana Valiliği sırasında yaptırdığı imar faaliyetleri ve halkla kurduğu sıcak bağ nedeniyle Adana'nın en işlek bulvarı ve parkı bugün hâlâ onun adını taşır.
5- Ziya Paşa'nın Şiirlerinden Unutulmaz Beyitler
"Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde"
"Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir"
"İslâm imiş devlete pâ-bend-i terakkî / Evvel yoğ idi işbu rivâyet yeni çıktı"
"Diyâr-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm / Dolaştım mülk-i İslâmı bütün vîrâneler gördüm"