Alrosa'ya Mektup

Sevgili can dostum Alrosa;

Kaç zamandır umutsuz ve biçare olduğundan haberdarım. Ne kadar acı çektiğini, ömrün boyunca yaşadığın en zor zamanların içerisinde bulunduğunu biliyorum. Geçecek canım dostum Alrosa! Sakın daha fazla kendini üzmeyesin. Hem hayat öyle bir yanar dönerlidir ki, sana ne kapılar açacağı hiç belli olmaz. Hemen ümitsizliğe de kapılmayasın. Ah Alrosa!... Biliyorum ki ben ne desem de sen acı çekmekten vazgeçmeyeceksin. Bilirim, sen acını dışına vurmadan hep içinde yaşarsın, çoğu zaman tedirgin de olursun mutsuz olduğunu anlayacaklar diye. Ben kilometrelerce uzakta olmama rağmen o kadar iyi hissediyorum ki, eminim her gece odanda içten içe gözyaşları döküyorsun. Çaresizliğini kimseyle paylaşma cesaretinde bulunmuyorsun. Böyle yapma benim gül yanaklı Alrosa'm.. Seni en çok düşünen bir dostun olarak acılarını paylaşamadığım için çok üzgünüm. Fakat bu mektupla cesaret bulacağına eminim. Hiç kimseye dökemediğin içini bu mektubun karşılığı olarak dillendiremesen de en azından yazacağını tahmin ediyorum. Pencerenin kenarına her gelişinde gözünden dökülen bir tek yaşın bile seni ne kadar etkilediğini ve üzdüğünü biliyorum ki emin ol, ben de burada en az senin kadar üzgünüm. Aşkını doruklarda yaşamaya başladığın o günlerde sana uyarılarda bulunmadığım, seni bu kötülükten alıkoyamadığım için o kadar suçluyum ki, bana ne desen haklısın Alrosa. İstersen bana sitem dolu bir mektup da yazabilirsin; sana asla darılmam ve gücenmem. Zaten buna hakkımda yok. Şimdiki üzüntünün nedeni olmaktan o kadar pişmanım ki, keşke senin aşkının kör ettiği gözlerinle göremediklerini ben gördüğüm zaman bunları açıklamanın bir yolunu bulabilseydim. Keşke o zaman ki mutlu tavırlarına aldanmayıp, şimdiki derin üzüntünü iş işten geçmeden yaşamana (en azından daha az üzüleceğini tahmin ettiğim için) izin verseydim. Ben çok suçluyum Alrosa! Belki de sana bunca zaman sonra mektup yazma cesaretini göstermemin sebebini tahmin ediyorsundur. Evet, aynen öyle Alrosa; ben bu mektubu aslında sana daha önce yazmak istedim fakat ne ruhum, ne de (o günden sonra candan kandan kesilen) parmaklarım buna izin verdi. O kadar utanıyordum ki Alrosa, değil yazmak, daha kendi kendime itiraf edemediklerimle baş edemiyordum. Ama daha fazla sana haksızlık yapmak istemedim. Sana mektup yazmakta her ne kadar çok geciksem de sen benim hala en iyi dostumsun canım arkadaşım Alrosa'm... Beni affetme büyüklüğünü eğer ki gösterirsen sana minnettar kalırım, fakat affedemem dersen seni çok iyi anlarım kadim dostum... Eğer ki beni affedersen, unutursan hatalarımı, bana bir mektup yazmanı isterim senden. Daha fazla benim sana gerçekleri söyleyemediğim yüzünden üzülme. Zira sen bunu hak etmiyorsun Alrosa. Sen dünyanın en güzel gül bahçelerinden yapılmış evlerine, bahçelerine layıksın. Senin bütün güzelliğinle gurur duyuyorum. Umarım kimseyle paylaşamadığın üzüntülerini, iç çekişlerini paylaşmayı bana çok görmezsin. Metanetli ol sevgili dostum!... Artık ağlama, hayatını dolu dolu yaşamaya bak ve geçmişini unutmaya çalış. Biliyorum, bu çok zor ama sen güçlü bir kadınsın Alrosa. Bunu da atlatırsın, biliyorum sen sonuna kadar metanetini korursun. Senden af dilediğim şu aciz mektubumu kabul buyurup okursan benden mutlusu olmaz sanıyorum...

Beni affet sevgili dostum Alrosa!...

Metanetli ve sağlıcakla kal...

Senden af dileyen dostun Oleanda.

18 Ağustos 2011 3-4 dakika 34 öyküsü var.
Beğenenler (1)
Yorumlar