Bir Bayram Ziyaretiydi

- Evladım neler yaptın bu 5 senede anlat bakalım? Yazlığın, kışlığın dairelerini aldın mı?

- Hayır amca henüz ev, yazlık filan alamadım.

- Bak bizim damat ( ismi lazım değil ) ; yazlığını da kışlığını da aldı.Çocuk güzel servet yapıyor. Gözünü aç evladım. ( damadı o yıllarda 40 lı yaşlarda artık. Çocukluk çok gerilerde kalmış da neyse.. Ha ayrıca bu sanatçı çocuk, bir kaç yıldır da bir büyükşehir belediyesinde okkalı bir maaşla kültür ve sanat danışmanlığı görevine de atanarak yürütmekte sağ olsun. Ne yürüttüğünü bilen bilir ben bilmem.Tabi ki yıllar öncesinden bahsediyorum.Bu günlerde kimse üzerine alınmasın lütfen )

- Maaşlarımız belli amca. Ben kirada oturmaktayım.Eşim de çalışmıyor çocuktan dolayı. Evin geçimi filan derken eh geçiniyoruz şükür ama pek para da birikmiyor ki.

Bir bayram günüydü, ailece, yaşını başını almış bir amcamız vardır, onlara bayram ziyaretindeyiz.Amcamız 58-60 yaşlarında kemale ermiş, okumuş yazmış cinsinden. Önemli bir Tıp eğitimi veren üniversitemizde kürsü başkanı.Ailelerin sorgu sual selam gönderme faslından sonra, bayram şekerlerimiz tutulmuş, bir taraftan ağzımız tatlanmış , öte yandan da tatlı tatlı sohbet ediyoruz.Daha doğrusu büyük amcamız anlatıyor bir şeyler biz de uslu uslu dinliyoruz.Öğütler veriyor sağ olsun :

- Bizim damat,biliyorsun senin belediyede. Sen Fen İşlerinde çalışıyordun değil mi? O da önceleri Fen İşlerine vermişler.Hemen İmar Müdürlüğüne geçti. İmar' da çok yan gelir vardır evladım. ( kasdettiğinin rüşvet ve avanta olduğunu bilmekteyim aslında ama fazla da ilgilenmiyorum o tip işlerle )

- Hı ? Doğru olabilir amca . Pek bilgim yok.

- Öyle öyle. Bak yazlığını da kışlık evini de aldı en güzel yerlerde. Baya para da yaptı kısa zamanda.

Ve anlattıkça açılıyor amcamız :

- Bu Fen İşlerine tayin edilince gitti Personel Müdürlerine. Biliyorsun Personel Müdürleri hemşerimiz. Birisi emekli Müftü. Öbürü Mezarlıklar Müdürlüğünden emekliydi buraya Personel Müdürü oldulardı Sen de tanırsın bu adamları...

- Dini bütün insanlar olarak tanırım evet dedim.Amcamız anlatmaya devam ediyor :

- Gitti odalarına.

- Hım ... ( dikkatle dinlemekteyiz tabi )

- Personel Müdürünün cebine bir zarfın içinde 500 milyon koymuş tabi anlattı bana . Adamlar bizim damadı 2 gün içinde İmar Müdürlüğüne tayin ettiler. Orada maşallah köşeleri dönüyor işte durumu çok iyi.

Anlattıkları, bana göre yenilir yutulur şeyler değil elbette. Tanırım o Personel Müdürlerini memleketlim ikisi de :) yaşını başını almış adamlar. 50 yaşlarını bulmuş, başka yerlerde emekli olarak gelmiş insanlar . Kısacası babam yaşında adamlar.Ben ki hayatta, hiç bir iş için hiç kimseye tek kuruş rüşvet vermemiş biri. Ve yapıma ters olaylar ayrıca.İnsan, namusu, şerefiyle görevini tam ve eksiksiz yapmalı ve görevini yürütürken yapacağı görev suistimalleriyle avanta, rüşvet kazançlarında da asla gözü olmamalı anlayışındayım.

Ki, görevime aynı müdürlükte devam ettim hatta aynı müdürlükten de Fen İşleri Müdürü olarak da emekli oldum. Defalarca İmar Müdürlüğüne geçmek atanmak şansı koydular önüme. Bulunduğum Müdürlükte görev yapmayı tercih ettim daima.

Bir inşaat Mühendisi arkadaşımız da ( aynı Müdürlükte çalıştığımız bir arkadaşımız ) amir makamlara, Müdür Yardımcılığına atanması için yine bu Personel Müdürlerimizin odasına giderek 2 şişe kaliteli viski hediye ettiğini ve :) kolayca atamasının Müd. Yardımcılığına yapıldığını gururla anlattı bizlere.

Neyse, sözün ve odunun kısası iyidir diye düşünürüm hep. O büyük amçamızla aile ve insani ilişkilerimi tamamen kestim. Ve bir daha asla bayramda seyranda dahi evine gitmedim. Benim için akraba, yaşlı bir büyüğümüz olarak bitmişti ... Öylece uzun yıllar geçti. Ha ... 25 yılın sonunda Fen İşleri Müdürlüğünden emekli olduğumda şahsıma ait bir tek kışlık ya da yazlık dairem yoktu.

Herkesin kendi hikayesi var elbette. Benim hikayem de budur işte. Ben iki yanlışın bir doğru etmediğine inanıyorum. Yalandan, yanlıştan , haramdan uzak kalmak, benim kişisel doğrularımın en başında geldi hep. Yaşamımı bu anlayışla sürdürüyorum.

Bire bir kendi yaşadığım bir anıydı bu. Ve her kelimesine kadar da gerçek idi. Sizlerle de paylaşmak zevk oldu benim için.

Saygı selam ve sevgilerle ...

05 Aralık 2015 4-5 dakika 1 öyküsü var.
Yorumlar