​Doğruluk Felsefesi

​Doğruluk Felsefesi

​"Ben neden doğru olmalıyım?" diye sordu kendi kendine Ayşe. İçinden bir ses "Hıh, annen öyle istiyor" deyiverdi. Sahiden neden doğru olunmalıydı ki? Yalan söylese ne olurdu? Hani bazen sıkıştığın durumlarda kurtarırdı. Pembe yalan derlerdi adına. Sahi niye pembe derlerdi? Ayşe bunu hiç düşünmemişti. "Bence mor olmalı" dedi sonra. Yalanın pembesi mi olur? Olsa olsa insanı utançtan morartır bu yalan. Mosmor eder. Doğrulukla ilgili düşüncelere dalmışken birden ayağı taşa takılıp yere düştü. En sevdiği pantolonunun dizi yırtıldı. Şimdi bunu nasıl izah edecekti annesine? "Doğruyu söylerim" dedi içinden.

​Yürümeye devam etti. Sonra gökyüzüne baktı, kuşları gördü. "Acaba kuşlar da doğru mudur? Yoksa onlarda da yalancısı var mıdır?" diye sordu. Yok canım kuşlar ne diye yalan söyleyecekti ki? "Hanım bugün çok yorgundum yeterince solucan bulamadım. Ya da bir dalda uyuyakalmışım eve o yüzden geciktim" mi diyecekti? Çok komik olurdu aralarındaki diyaloglar.

​Sonra hangi hayvan yalan söyler ki diye düşündü. İnsanlar da yalan söylüyor. Hayvan da biraz garip dedi. Yoluna devam etti. Bir karıncanın çalışmama, tavuğun yumurtlamama, ineğin süt vermeme bahanesi olabilir miydi? "Bugün moralim bozuk süt veremiyorum" demiyordu mesela. Hayır, tüm hayvanlar vazifesine sadık görevlerini canla başla yerine getiriyordu. Sanırım hayvanlar daha güvenilir dedi.

12 Mayıs 2026 1-2 dakika 12 öyküsü var.
Yorumlar