Dokuz Buçuk/ Arkası Yarın 3

Dokuz Buçuk/ Arkası Yarın 3

Hızlı bir dönüşle ara sokaklardan birisine daldı araba ve ani bir frenle durdu. Adının Gamze olduğunu söyleyen kadın endişeli görünüyordu.
-Ne oldu?
-Daha ne olsun Haluk başımız dertte!
-Neden dertte, hem bana neden Haluk deyip duruyorsun?
-Peki, ne dememi istersiniz, adınız nedir beyefendi acaba? Bir fikriniz var mı?
-Hayır yok!
-O zaman sus ve sessiz kalmaya çalış, sana açıklayacağımı söyledim!
-Neyi açıklayacaksın?
-Neyi mi? Şu an neden kaçtığımız hakkında bir fikrin var mı acaba? Sence ne diye koşuşturuyoruz?
-Neden?
-Ay şimdi çıldıracağım, sen öncelikle üzerinde bir şey taşıyor musun?
-Ne gibi?
-Telefon, elektronik cihaz gibi bir şeyler işte,
-Evet telefonum var,
-Ne, telefonun mu var, verir misin?
-Al cebimdeydi!
Ceplerini karıştırıp çıkardı ve uzattı
-Bu mu telefon Haluk! Bu bir telefon değil!
-Nasıl değil, nedir peki?
-Takip cihazı Haluk ve sen bunu telefon sanıyorsun! Başka, başka bir şey var mı üzerinde?
Biraz daha karıştırdı ceplerini ve bulduğu şeyi uzattı,
-Peki bu nedir Haluk?
-Aracımın anahtarı, yani kontak,
-Bak haluk tüm bunlar sadece takip edilmeni sağlayan araç ve gereçler ve elinde tutmuş olduğun bir anahtar değil!
-Nedir peki?
-Az önce gazete resmini gördüğünü söyledin değil mi?
-Evet
-Peki, şimdi o önünde duran güneşliği indirip aynada kendine bakar mısın?
Hızlı bir hareketle güneşliğe uzandı ve indirdi Gamze,
-Bak bakalım gazete gördüğün resimle sen aynı mısın?
Aynada gördüğü kendisiyle, gazete gördüğü resmin hiç alakası yoktu, saçı sakalı karışmış bir adam görüyordu aynada,
-Ne görüyorsun?
-Şeyyy
-Ney Haluk söyle bana, aynada gördüğünle, gazetede gördüğün kişi aynı mı?
-Hayır!
- Şimdi anladın mı Haluk!
- Hayır, hiçbir şey anlamadım!
-Bekle anlatacağım, önce şu takip cihazlarından kurtulalım,
Girdikleri sokağın solunda yer alan çöp kutusunun yanına yanaştı ve her iki parçayı da fırlattı ve yine hızlı bir kalkışla hareket ederek ara sokaklardan ilerlemeye devam etti. Yaklaşık yarım saat gittiler ve bir binanın altında yer alan otoparka girdiler. Her ikisi de sessiz kalmayı tercih etmişlerdi…

Arabadan inerek hızlı adımlarla asansöre doğru koşuşturdular.
-Haluk biraz hızlı olur musun, acele et
-Ben Haluk değilim! Üstelik koşuyoruz,
Ne oluyor, bu kadın kim, neden peşinden gidiyorum…
-Peki, her ne isen işte, ne dememi istiyorsun peki?
-Bilmem ama Haluk değilim!
-Sen Haluk Katırcıoğlu ve benim kocamsın!
-Evet, başka neyim söyler misin? Hem Katırcıoğlu ne yav daha güzel bir ismim olabilir mi?
-Ne istersen olabilir, sen bu ülke için çalışan, vatanı için savaşan bir ajansın!
-Dur bir dakika
İkisi de asansör kapısının boşluğunun olduğu yerde nefes nefese birbirlerine bakıyorlardı. Haluk elini burnuna götürdü
-Kan mı bu?
-Aaa evet, burnun kanıyor Haluk!
Hemen çantasına elini atarak bir kağıt mendil çıkardı ve burnuna uzanarak kanı sildi ve bir tane daha çıkartarak Haluğa uzattı,
-Al, ihtiyacın olacak gibi görünüyor, tampon yapmaya çalış,
Haluk burnuna doğru kağıt mendili biraz sokuşturdu ve
-Peki, sen kimsin, sen de benim ajan karım mı?
Gamze durakladı biraz,
-Hayır, ben senin karınım, sadece karın ve
-Ve
-Karınım işte, hayat arkadaşın, yol arkadaşın, çocuklarının anası
-Peki çocuklar nerede?
-Kusura bakma Haluk bu eğlenceye çocukları davet etmeye vakit bulamadım, bir başkasında getiririm ama ihmal etmem!
Karışık duygular içine girmiş ve şaşkın bir adam vaziyetinde olan Haluk hiçbir şey diyemedi tam o esnada bozuk aksanıyla bağıran bir adam sesi yankılandı otoparkta
-Gelin, gelin araç burada
Aşağıya inen asansörün kapısını sessizce kapatan gamze birinci kat düğmesine dokundu…
Asansör durur durmaz ikisi birden yine hızlı hareketlerle koridorda ilerlemeye başladılar, tam o sırada Haluk durdu,
-Bekle,
Dinleme yapar gibi bir hali vardı, kafasını geldikleri yöne doğru çevirdi, tekrar Gamze’ye dönerek, sus işareti yaptı.Sol kolundan sıkıca kavrayarak küçük kapı boşluğuna doğru yasladı ve koşarak geldikleri yöne doğru ilerledi.
Kapıya yapışır vaziyette duran Gamze Haluğun ardından bakarken iki el silah sesi duyuldu, ayakları titriyordu, ardından dört el daha silah sesi geldi. Ardından kendisine doğru koşarak gelen bir ses duydu… 

26 Mayıs 2020 4-5 dakika 29 öyküsü var.
Yorumlar