Garip Bir Milletiz

Garip Bir Milletiz

Garip bir milletiz; burnunun ucunu görmeyen, geleceğini düşünmeyen : hesapsız kitapsız bir toplum haline geldik.

Ben geldik deyim siz gelmedik getirdiler diye çığlık atın.

Neden mi böyle düşünüyorum?

Anlatayım!

Hepimiz biliyoruz ki millet kavramı , basit bir sözcükten ibaret kavram değil.

Belli kriteri, ortak değeri olan ; tarihi kimliği ve kişiliği ortaya koyan bir kavram.

Millet olmanın ilk şartı ne diye sorsanız; kederi kıvancı yüreğinde ortak yaşama, nişanda, düğünde birlikte gülme oynama: el ele, omuz omuza neşe içinde halay çekme diye tanımlarım.

Ve bu tanıma kimse hayır diyemez.

Milleti millet yapan ilk ve tek şey, milli kimlik!

Belli bir coğrafyada yaşayan, insanların elbette bölgesel, ekin (kültür) farkı etnik köken farkı da olacak.

Alemleri yoktan yaratan Allah :“Ey halk, sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi ırklara ve boylara ayırdık.” Diye buyuruyor (HUCURÂT-13)

Demek ki , Hoca Ahmet Yesevi’ninde altını çizdiği gibi bir insanın milliği kimliği kaderi, inancı ise seçimi.

Din kardeşliği millet olmak için yeterli değil. Aslına bakarsan gerekli de değil!

Bir millete kim din birliği dayatıyorsa, bilin ki din dayatan her kim olursa olsun iyi niyetinden şüphe edilmelidir. Tarih’e dönüp baktığınızda, milli kimliğini yitiren, sadece din kardeşliği ile yetinmeyi ilke edilen devletler yok olmuşlardır.

Örnek mi istersiniz?

Hazar imparatorluğu birçoğumuzun adını bile duymadığı bir devlet şimdi yerinde yeller esiyor.

Ne imparatorluk ne imparator ne de Hazar diye bir milleti var.

Osmanlı’yı imparatorluğu da Hazar imparatorluğu ile aynı kaderi paylaşmış!

Yıkılma, yok olma sebebi aynı milliği kimlikten yoksunluk. Millet olma yerine ümmet olmayı tercih etme. Birey olmak varken kul ve köle olmaya razı olma.

Milleti Millet Yapan Değerleri kısaca özetlersek;

-Vatan birliği

-Dil birliği

-Kültür birliği

-Tarih birliği

-Örf-âdet birliği

-Din birliği ( Aynı milliği kimliği taşıyan ayrı inançtaki insanlardan da millet olur mu derseniz olur derim.)

-Ahlak ve anlayışında birlik gibi değerler ön plana çıkıyor.

Gelin hep birlikte irdeleyelim, analiz edelim ve düşüncemin altındakileri beraber görelim.

Milletleri millet yapan milliği kimlikleridir. İnsanları bir arada tutan, örfü adedi, gelenek ve ortak değer ve paydalarıdır.

Aynı dili konuşmak, aynı acıyı paylaşmak, aynı sevinci kederde ve kıvançta bir "Olmak" ilkesi açsından baktığımızda, inanca çok başka anlamlar verildiğini görürüz.

Önce kendi kendimize şu soruları soralım: "İnsan inançsız yaşayabilir mi?", "Bizler önce kendimize, sonra çevremizdekilere ve giderek birlikte yaşadığımız ‘her insana inanmaya mecbur değil miyiz?", "Yaşamın kurallarına inanmadan var olabilir miyiz?" Cevapların "evet" olması halinde ortaya çıkan şey, inancı olmayan bir insanın umutsuz, yalaz ve korku dolu olacağıdır.

Ahmet Yesevi’ye “Müslüman mısın?” diye sormuşlar.

– “Elhamdülillah Türk’üm, Müslüman’ım” demiş.

– “Neden Türklüğü katıyorsun, biz dinini soruyoruz” demişler.

– ”Din seçim, Türklük kaderdir” diye cevap vermiş.

Öyleyse biz yaratılışımızı bilmek zorundayız. Yaratan İnsanı yaratılmışların en şereflisi yaratmadı mı?

20 Aralık 2022 2-3 dakika 18 öyküsü var.
Beğenenler (2)
Yorumlar