Gece Kurulan Hayaller

Bu gecede bizim Cihangirin salaş meyhanesinde şenlik var. Masalar bildiğimiz tahta masalar, sandalyeler ise eski sandalyeler maviye boyanmış.Akşamın ilk saatleri bir yanda, garsonların koşuşturmaları bir yanda, sahilin siyaha bürünen rengi tepemizde asılı duran rengarenk lambalar gibi geceye davetiye çıkartıyor sanki. Seviyorum burasını kendime kaçışımın adresi. Benim gibi kendine kaçanların uğrak mekanı burası. Benim masam yine aynı endamıyla bana bakıyor üç beş masa dolu gerçi önemli de değil gelenler bellidir ve hikayeleri hep aynıdır.

Bu gece pek kalabalık olmasa da bir masa var ki! Aşina olmadığımız bir çift masalarının tadını çıkartıyor. Buraya gelenler ürkek ve çekingen olarak gelirler ilk önce gözleriyle konuşmaya başlarlar. İlk dubleden sonra eller birleşir sohbetlerine kambur tamburi Sami üstat eşlik eder.Hele çingene Rasim kemanı ile masanın önünde çalmaya görsün pamuk eller cebe der gibi bahşişler ardı ardına takılır..İlk önce '' Çile Bülbülüm Çile ''ile başlar, ardından '' Sevemez kimse seni benim sevdiğim kadar'' çalmaya başladığında masalardan bir alkış tufanı kopar. Hayat ne güzel dersiniz demesine de onca yaşananlar ne olacak bunun cevabını kimsenin verdiği de yok vereceği de yok.

Sahildeki, dalgaların sesi kulağınızla buluştuğunda mahsunlaşırsınız huzurun önünüzde el pençe divan durduğu bu koyda... İkinci dubleler tam dudaklarda yerini alacaktı ki? Bir çift daha giriş yaptı Cihangirin meyhanesine. Garsonlar bilir beni ne zaman yazma istediği bende uyansa soluğu masam da alırım.. Bunu bilen garsonlar ilk defa gelen bu çifte hemen masamın yanındaki masayı hazırladılar.Siparişler alındı masa donatıldı. Ve gelen çiftin ilk akşamları olduğu ayan beyan belliydi romantik bir gece geçireceklerdi ve konuşacak çok şeyleri vardı. Şarap kadehleri masada yerini alırken garson Remzinin muhteşem şarap şovu başlamıştı merasim bitip Remzi ayrılınca masalarının yanından. Geleceğe diyerek kadehler bir birleriyle öpüştü. Sonra gözler. Bir birlerinin gözlerinden hayatın,onlara sunduğu mutluluğu yudumluyorlardı sanki.

Uzun zamandan beri böyle bir çifte gözlerim şahitlik etmemişti. Faslın sesini duymuyorlardı bile. Tabakta ki balığın yarısını bile bitirememiştiler. İkinci kadeh şaraptan sonra el ele tutuşarak karanlığa ortak olmuş sahile inişleri seyredilmeye değerdi. Oturduğum yerden her şeyi net görebiliyor ve seslerini duyabiliyordum. Dalgalar bile sessizliğe bürünmüştü..Ve hayalleriyle baş başa idiler. Kurdukları her hayal ve konuştukları her bir kelime o gecenin onlara armağanıydı sanki. Bende çok severim böylesi hayalleri kimseye zararı da yoktu. Şairin dediği gibi '‘Para pul bile istemiyorlar kurun kurabildiğiniz kadar bedava '' zaten hayalsiz de yaşanmıyor ki kardeşim.. Bende çok hayal kurarım müzik dinlerken ama şu an gördüklerim ve duyduklarım kurduğum veya kuracağım hayallerden daha güzel ve seyredilecek kadar muhteşemdi. Ellerinin kendine ait olduğunu unutan kızın dudaklarının arasından şu kelimeler çıkmıştı?

-Evet anlattıkların hepsi bir birinden güzel şeyler. An kadar kısa hayatı yaşayabilmek çok güzel. Anları yaşamak lazım geleceği hayallerde bile olsa.

_Evet hayali bile güzel ama olmayacak bir şey değil. dedikten sonra ellerinin arasında duran kadehlerden birer yudum daha aldıktan sonra susmuştular kısa bir süre sonra delikanlının dudaklarının arasından şu kelimeler sahilin sessizliğini bozdu. Evet insanlar susunca kelimelerde susuyor.Gözler devreyi giriyor o zaman. Şimdi sorsam sana gözlerinden ne geçiyor diye yine susacaksın.

-Ben dansta kaldım daha çıkamadım?

_Bende çok severim dansı.lambaları söndüreceksin odanın dört bir yanında mumları yakacaksın ve müziğin sesini açacaksın hafifçe,yalın ayak dans edeceksin..

-Gözler kapalı olacak nefeslerimiz kesilecek.

_Evet sessizliği bozmayacak hiç bir şey. Sadece müziğin sesi ve senin özlemin olacak.

-Gece bitmesin diye dualar ederiz sessizce.

_Harika olur evet, heyecandan titreyen bedenlerimizin dansı geceye damgasını vursun.

-Hafif alkol de alalım ama muhakkak bir kadeh kırmızı şarap olsun.

_Aynen Şömine de olmalı çıplak ayaklarımızla olduğumuz yerden bir adım bile atmaksızın dansa devam etmeliyiz.

- Ateş hiç sönmemeli ne o gece ne de ondan sonraki geceler de.

_Müthiş hem de nasıl Şu an o şöminenin önünde seninle dans etmeyi hayal ediyorum,müzik hala kulaklarımda.

-Gece bile kendinden utanmalı. Böyle bir gece geçiren olmadı bende diye.

_Seninle olacağım her gece mutluluğumun ilk gecesi olacak.dediğinde.
Mutluğun sarhoşluğumu, aşkın sarhoşluğumu,yoksa alkolün sarhoşluğumu bilinmez ama sahilde ki o çiftin ne aşkla bakan gözlerinin nede kenetlenmiş ellerin farkında bile değildi Cihangirin meyhanesinde çalışanlarının.

Gecenin yarısı olmuş masalar yavaş yavaş toplanılmaya başlanıldığında bu gecenin de sonuna geldiğimizin habercisiydi komilerin telaşlı çalışmaları. Bizim aşıklar sahilde geleceğe ait hayaller kurarken Remzinin kalın ve tok sesiyle irkildiler '' İki gözüm '' yarın akşam yine bekleriz bu gecelik bize müsaade kapatıyoruz demesiyle iki çiftin el ele tutuşarak gelişleri görülmeye değerdi. İkisinin de ellerinde ayakkabıları istemeye istemeye geliyorlardı..Kurulan hayallerin son durağında müzik sustu, lambalar söndü. Hesaplar ödendi ve iki sarhoş aşık karalığın içinde gözden kayboldular.

Kiminle olduğunuz değil! Kimin yanında mutlu olduğunuz önemli.

19 Mayıs 2015 4-5 dakika 29 öyküsü var.
Beğenenler (3)
Yorumlar (2)
  • 8 yıl önce

    Yüreğine sağlık şair dost. Muhteşemdi..

  • 8 yıl önce

    Hayattan bir dolu yaşanmışlık ve bakışlara takılan bir dolu gözlem. Yazıya geçti çoktan diğer insanlara ulaşmak üzere. Tebrikler günün seçkisine...👍