Hayatın Acil Kapısı

Hayatın acil kapısı hep açık, hemde herkese. Adres belli o kapıyı çalacak insanlar belli değil.....Mutluluğu pekiştirmek için hayatın anlamını, anlamak için şart bu kapıyı arada bir ziyaret etmek. Dün bir acil kapısına düştü yolumuz. Öyle bir acılar vardı ki, mutsuzluk içinde olduğunu sanan insan için bire bir ilaç. Polisler, Doktorlar, hastalar sanki hep bir telaşa bir temaşa.Uykusuz gözler, suçlu bakışlar, kangiren olmuş ruhlar... Sanki kendimi bir anda başka bir ekrana taşınmış gibi hissettim. Karakolda olmadık insanlar, olmadık suçlar, ezilmiş insanlar. Yıpranmış Polisler.. Hayat bir hız treni gibi akarken suçlar suçlular...gizli suçlar, açıktan işlenen suçlar ve bedelleri! Ne garip bir döngü akıl fikir ermiyor...Arpa eken buğday biçmiyor....

İnsan oğlunun bu acil kapısına muhtaclığı her an olabiliyor. Dışarda suçlar, bizim nekadar suç işlediğimizle endeksli gibi.Eğer Tarih tekerrürse, insan ektiğini biçiyorsa. Biçiyoruz da nereye kadar.Bir sigaya çekeyim kendimi dedim. O kadar şuç dosyam kabarıkki işte dedim cezan ve bir kara defter. Tövbeler tövbesi diyipte güne yeniden günah işlemekle hayat yeniden başlar ..

Ademiz; suç suşlu,görgülü görgüsüz,arlı arsız, suçlu suçsuz, günakkar günahsız, tözbesiz tövbekar daha bir çok hal ekleri..Metropol dediğimiz kentin fıguranları. Hepsi hayat felsefemizle başlayıp hayat felsefemizle bitiyor.Doğru olan felsefeyle bitmeli.... İnsan olmak çok zor her insanın içinde ki canavarla mucadelesi, haçlı ordusuyla baş etmesi gibi. Sadece Tanrıya inanmak ve ona güvenmek......hepsi bu.Hayat efsanesin de tek bir kapı, ona güvenmeli ve dayanmalı. Bir milletin yıkılış öyküsü olmamalı...

Biz acemi hayatların Kral'ları....Romayı yakarken kendimizide yakmalı.....
Ya da kara kaplı defterimizi tövbeyle yıkamalı...



Bir anıdan ibretti di gördüğüm..paylaşmak istedim..

11 Mart 2010 1-2 dakika 46 öyküsü var.
Yorumlar