? İşareti

?  İşareti

                                                         

Yazı başlığı niçin soru işareti? Önce yazıyı baştan sona birlikte özümseyerek okuyalım. Son noktayı gördüğümüzde metin soruyu cevaplamış olacak.

Son günlerde sosyal medya” Hollanda prensesi Amalia üniversiteye başlayınca alacağı yıllık 1,6 milyon euro’luk devlet ödeneğinden vazgeçti. Prenses, korona döneminde öğrenciler zorlanırken yüksek ödenek almayı "rahatsız edici" bulduğunu söyledi, haberleriyle çalkalanıyor.

Sadece o mu?

Güldürmeyin adamı…

Bizim, bakara makaracılar uluslararası bir Konferansta “Rabbimiz Kuran’ı Kerim’de 'Muhakkak ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle deneriz.” Diyesiymiş.

Gülsek mi ağlasak mı?

Allah (cc) daha kâinatı yaratmadan önce, halifesini kendi nur bedeninden yarattı ve “Ben sizin Rabbinizim” deyip; Rab sıfatıyla yarattığı kuluna, kendi ilmini öğretti.

Melekleri yarattığı halifesine, secde ettirdi. ( Ya da tanıştırdı)

Rab, niçin garip gurabayı; açlık ve korkuyla imtihan etsin?

Sözüm meclisten dışarı, bu cümleyi kuranlar birde Müslüman geçiniyor. Beş vakit Allah’ın huzuruna çıkıp, hakkını yediği insanları, Yaşar Nuri Öztürk’ün deyimiyle, Allah ile kandırıyor.

Gerçek iman edenler, Allah’ın bilinen 99; bilinmeyen sonsuz Esmâü'l Hüsna’sının olduğunu bilir.

El Adl Allah’ın Adaletli olduğunu ifade eden esması olduğunu da bilir.

Hem Allah Adaletlidir diyeceksin, hem de; kendin kısa sürede, hesabını veremeyecek mala mülke ve servete kavuşurken, Bakara suresine tutunacaksın!

Haşa Allah’ın böyle adaleti olur mu?

Şimdi geri dönelim ve “Hollanda prensesi Amalia üniversiteye başlayınca alacağı yıllık 1,6 üniversite devlet ödeneğinden vazgeçti.” Haberine bir kere daha göz atalım.

Sonra, Muhalefet partilerinin gündeme getirdiği, birden çok kurum ve kuruluşlardan, maaş bağlanan ve bu maaşı içine sindiren, sözüm ona bürokratları hatırlayalım.

Sonra azıcık düşünelim.

Birazcık akıl edelim.

Üniversite öğrencisi Hollanda prensesi Amalia Müslüman, yoksa bakara makaracılar mı kendi kendimize soralım.

Bu fakir, yıllar önce” Kuran Araştırmaları Gurubu” tarafından yazılmış “KUR’AN HİÇ TÜKENMEYEN MUCİZE” Kitabını içer gibi okumuştu. 2004 yılı basımı bu kitabın 22. Sayfasında, kitabı yazan bilim kurulunun; Kuran ayetlerini hem Arapçasını hem de Türkçe karşılığına tanıklık etti.

Bizim Diyanet İşleri Başkanlığı özenle Kuran’ın anlaşılmaması için direnirken, Bakın Bilim adamları Sureleri nasıl açıklamış.

Elbette Tamamını burada yazmayacağım. Birkaç örnekle yetineceğim. Merak edenler, İstanbul Yayın Evince Basılan, Kur’an Hiç Bitmeyen Mucize’yi alıp inceleyebilir. Çok çarpıcı bilgiler var.

Fatiha Suresi= Açılış Suresi

Bakara Suresi Sığır Suresi

Ali İmran Suresi İmran Ailesi Suresi

Nisa Suresi Kadınlar Suresi

Maide Suresi Ziyafet Suresi

Enam Suresi Davar Suresi vs vs. böyle devam edip gidiyor.

Kur’an’ı Arapça okuyun diye direten zihniyet, Atatürk’ün aziz diye tanımladığı Türk milletinin aydınlanmasını istemeyen, Emperyalizme hizmet eden, Atatürk’ün tanımlamasıyla Vatan ve millet düşmanları olduğu akıldan çıkartılmamalı. Zannedersem,

“Erzurum’da Diyanet’e bağlı bir Kur'an kursunda yaşları 10 ile 11 arasında değişen 7 çocuk cinsel istismara uğradı”

Haberini sizde okudunuz ya da bir şekilde duydunuz…

Şimdi sormak istiyorum size!

Elinizi vicdanınıza koyun kendinize verin. Küçücük çoklara tecavüz eden, bir kurumda, insanlık, ahlak, din iman vicdan var mıdır?

                                                                    .../…

23 Aralık 2022 3-4 dakika 18 öyküsü var.
Beğenenler (3)
Yorumlar