Kesişmeyen Aşk
Ağladı bütün gece kadın. günah çıkartıyordu sanki yüreği sessiz sakin,hatalımıydı belki.. ama incindiği kesindi hak etmemişti yaptıklarını inci tanesinin .hayatını adadığı insanın iki kelimelik sözü hala kulaklarında çınlıyordu.. artık geç
neye geç kaldıgını düşündü neden geç olmustu ki henüz yüreği bir çocuk gibi pır pır atarken nasıl geç olabilirdi. daha yeni başlıyordu mutluluga..
bir süre sessiz kaldı kadın ve göz yaslarından sırıksıklam olmus mendili ile tekrar sildi gözlerini ve doğruldu . adamı hatırlatacak herşeyi ortadan kaldırması gerektiğini düsündü peki beyninden nasıl atacaktı ?hala onun kokusu onun sıcaklığı vardı teninde..
Hırcın bi sevişmeden sonra gitmişti adam, son kez onun olmustu ve tüm kinini tüm nefretini beyaz bir sıvı içinde boşaltmıstı kadının içine.aslında mutlu olmalıyım diye düsündü kadın çünkü ancak delice seven biri bukadar nefret duyabılırdı bi insan.
ama nefret edilecek ne yaptım diye düşündü kadın aksine tüm hayatını ona adamıs, yeni temeller üzerine yenıden ınsaa etmişti .. peki neden o halde diye tekrar düşündü.
bir süre daha beyninin içindeki çığlıklara kulak verip ,ayağa kalktı üstünde ne varsa çıkarttı ve aynanın karsına geçti hala onun izleri, onun öpüşleri vücüdunda geziniyordu gözünden akan tek damla yaştan sonra banyoya gidip suyu sonuna kadar açtı arınmalıydı o adamdan temizlenmeliydi, bir süre rahatladıktan sonra çıktı, giyindi kadın en alımlı kıyafetlerini ve sonbaharın kollarına attı kendini usulca yürüdü sokaklarda . sinemaya gitmeliyim diye düşündü onsuz da yapabileceğini kendine ispatlamaya çalışıyordu yada kendı kendini kandırmaya..
Gercekten bir dakika bile adamı düşünmedi sinemada en gülünmeyecek yerlerde bile gülümsüyordu. dısarıdan bakan herkes için o mutlu bi kadındı.
Sinemadan çıktıktan sonra en sevdiği kahvesini içmek için oturdu mekana. kahvesini yudumladı ve eline geçirdigi dergıyı büyük bir ilgiyle okudu, gercekten beyni mesgulken o mutlu bi kadındı .eve gitme zamanı geldıgınde ise yine aynı hüzün kapladı içini ve yine adamı düşünmeye başladı. bütün gün sadece üstünü örtmüştü acısının ve yanlızlık o örtüyü tekrar açtı ve gözlerinden yaşlar süzüldü. anahtarı bile zor çevirdi kapıyı açmak için biliyordu çünkü; o evde onun kokusu onun sıcaklığı nöbet tutmuş bekliyordu onu.
Kendisini girdiği gibi koltuga bıraktı yatagına gidemedi çünkü hazzın doruklarına mutluluğun zirvesıne onunla o yatakta ulasmıstı ve hala buram buram aşk kokuyordu yatak..
Sabah oldugunun farkında bile değildi kadın gece güçlükle uyumus ve asla ısık gelmeyecek sekılde bordo perdelerini kapamıstı.bi ara uyandı tepedeki saate baktı epeyi geç olmustu ama nasıl olsa pazardı ve sabah yürüyüsü için kapıda bekleyen sürekli hadi aşkım fazla uyumada beraber daha fazla zaman gecırelım dıyen kımse de yoktu. uyuduğunu sanıp aslında kıvranıyordu yatakta ve en fazla 15 dakika direnebildi bu kıvranmalara ve fırlayıverdı yataktan Sütünü herzamankı gibi müslinin içine karıstırıp televizyonun başına oturdu hayatı boyunca sevmesede izlemekten vazgecemedıgı magazın haberlerıne bakıverdı. yine bi ton ayrılık haberleri vardı ve sankı bu acıyı tek kendısı yasıyormus gıbı düsündü bırden çünkü ünlüler bir bir basın acıklaması yapıyor olmadı yurumedı gibi gayet duygusuz cümleler sarfediyordu oysa kendısı ne haldeydı. telefonun calması ile irkildi arayan oydu içini garip bir umut ve heyecan kapladı. ''pişman oldu geri dönecek oda bensız yapamadı'' dıye düşündü ve telefonu en umursamaz sesiyle actı. adam gayet soguk konusuyordu ve bikaç tane esyası kaldıgını ve onu kapıcıya bırakıp bırakamıyacagımı sordu. sankı benımle delıce ask yasayan insan o degıldı sesındekı ruhsuzluk kanını dondurdu ve birkez daha yüreğinde yangınlar basladı. telefonu o güçlü sesten eser kalmamıs cılız bitkin yıkık bir sesle tamam diyip kapattı.çabucak, zaten adamın kenara kaldırdıgı esyalarını kapıcıya telefon acıp verdı. zaman kaybetmek ıstemedı çünkü daha fazla adamın telefondakı sesını hatırlamak istemıyordu. hayat ne garipti 3 gün önce hayatında tam birşeyleri yoluna koydugunu dusunmustu kadın düzenli bir hayatı işi vardı ve kendısıne asık oldugunu düşünen bir askı .oysa nerden bilebilirdi ayrılma planları yaptıgını adamın..
hemen telefona kosup en yakın arkadasını aradı ve dısarıda görüşüp görüsemiyeceklerini sordu çünkü biraz daha tek başına kalırsa beynini kemiren düsüncelerden asla kurtulamıyacaktı
kararlaştırılan saatte bulusup sarıldılar birbirlerine, arkadası hemen hissetmişti bi haller oldugunu o mutsuz bakan gözleri görmeyeli epey olmustu. onlara göre tek suclu vardı oda adam.
kapıcıdan kadının bıraktıgı eşyaları almıstı adam ve gözünü yukarıya cevirmemek için zor tutmustu kendini. arabayı sırf kadın görmesın diye arka sokaga park etmişti çünkü bir daha göz göze gelirse adam dayanamayıp atlardı sevgılısının bıtanesının boynuna. eşyaları kapıcıya sırf bu yuzden bırakmasını istemıstı oysa kadının farklı düşündüğünü biliyordu günlerce o soguk tavrına calısmıstı çünkü deli gibi sevdiği kadınına böle davranmayı ancak rol olarak yapabılırdı. zaten inanmak istememişi kadın hala en içten tavrıyla sen biraz dinlen işlerden saglıklı düşünemıyosun bebeğim, istemeden kırıyorsun beni biliyorumdemişti. kadına göre bu bır sürecti ve gececektı. adam ancak ona artık kin ve nefret beslıyorum sana diyerek ınandırmıstı. son sevişmesinde bunu hissettirmek için çok ugrasmıstı.her yalan söyleyişi yüreğini derinden yaralıyor kendınden bıraz daha nefret ediyordu. kadına artık çok geç dediği kulaklarında çınladı. elinde olsa gidermiydi hiç ama başına gelecekleri çoktan tahmin etmişti adam. bilmeden attıgı bir imza şimdi onu sürgünlere göndereckti en cok güvendiği ortagı onu kandırmıstı ve o imzayı güvenerek atmıştı. yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen ortagının ona bunu yapacagını aklına bile getirmemişti. ve sucsuz oldugunu da ispat edecek elınde bır delil yoktu kelımelrınden baska. ve dosya mahkemeye sunuldu belki adamın içinde ortagım bunu yapmaz ihbar etmez diye küçücük bir umut vardı çünkü ortagı adamın daha cok acı çekmesını sıter gibi oayalıyıp gecırmıstı zamanı belki ilk söylediği anda yapsa cok daha iyiydi. tüm bunlarla ugrastıgını kadını anlamasın dıye nasılda ugrasmıstı. arkasında sonuna kadar dururdu biliyordu canın herşeyinin . ama bunu ona yapamazdı üzümezdi,sürgünlerde iken onunda kendısını yıpratmasına izin veremezdı onun yerine kadını aska sürgün etmişti. zamanla nasılsa unutur diye geçirdi içinden onun gibi alçak adamı.
bu günlere gelecegını hiç düsünmemişti adam
basına bu olay geldıgınden tam 1 ay gectı ve ancak 4 gun once ayrılabılmıstı canından. daha önce yapamamıstı onun kollarından alıkoyamamıstı kendını.sanki ayrılmasını bekler gibi mahkeme günü geldiçattı ve tıpkı tahmin ettiği gibi ülkenin en iyi avukatları dahi kurtaramadı adamı ve soguk ıssız hücresıne mahkum ettıler tam tamına 20 yıl
sevgılısnın en sevdıgı resımlerıni yanına almıstı adam böylece 20 yıl kokusunu içine cekebilecekti sevdiği taptığı kadının...

Çoook güzedi gerçekten... Yüreğine sağlık duygu👍👍
tek kelimeyle harika tebrik ederim 👍👍👍