Mayıs Sineği

Sanki beni beklemiş.

Onca yıl sonra resimlerine bakıyorum. Evet gülücükler görüyorum sürekli. Evet sevgili dostum bu sevda işleri böyle. İnsana acı çektirdiği yetmezmiş gibi, çekilen acıya rağmen acı acı da tebessüm ettiriyor.

O resimlerde sürekli dağlarda sürekli deniz kenarlarında sürekli bulanık bulutların altında. Sanki yolumun üstündeki zincirine bağlı köpeğin zincirinden kopmuş ruh halini de, belki de senden kurtuldum gördün mü dercesine, sırf bana göstermelik olsun diye, saldırarak, gülerek gösteriyor.

Oysa zamanında ben onu dışlamamıştım. Dışlamak hafif bir şey. Yani üflesen uçacak bir nesne. İnsandan nesne olur mu? Hani ruh! Çirkinleşmiş. İçinin çirkinliği yüzüne bakışlarına, bir zamanlar bayılacağım tutardı, gözlerine vurmuş.

Şimdi dilinden yüreğinden o aşkım nasılsın sözcükleri nasıl çıkarsa artık?

Fırtına var. Apartman boşluğunun yağmurluğu neredeyse havaya uçacak. Ruhum gerginleştirilen bir paket lastiğinin kıvamında. Esnekliğinin son noktasında. Elektrikler kesilecek gibi. Yazıma arkadaşlık eden minik ışık parçası sanki sönmemek için çırpınıp duruyor. Sanki beni karanlıkla yalnız bırakmak niyetinde değil.

Tarihçiler der ki doğru olan bendim hatalı olan oydu (tarih) . Mola veriyorum. Üstelik artık onu da ne yazmak ne de düşünmek istiyorum. Gözlerinin feri gitmiş. Giysileri sürekli kırmızı. Şansa mı gereksinimi var yoksa o şansın sayesinde daha çok mu yaşarım düşüncesi var?

Kocası yok son resimlerde. Ama ikisi bir araya gelse de, kâğıt üzerinde kalan bir evlilik kendini iyicene belirginleştiriyor. Yangından mal kaçırdıkları da yok gerçi. Ama akıllarına yüreklerine o kadar işlemişim ki bu işleyişimin verdiği rahatsızlıktan dolayı, bir araya geldiklerinde kocasının şöyle dediğini işitirim: bana ona baktığın gibi bakmasını beceremiyorsun. Hoş ben de onun sana baktığı gibi bakamıyorum.

Yazı burada kalmıştı.

Bu iki insan bir araya gelebilmek için ve evliliklerini sürdürebilmek adına kutsal ve kutsalsızlığın anlamını bile hiç bir zaman bilemeyeceklerini ben bilsem bile, bu iki insan bence sevgili dostum birbirlerini sevmiyorlar. Ben bunları tanırım o kadar aleniceler ki acemilikleri her türlü belli oluyor. Sanki birileri bunları bir araya getirmiş ve bunların kulağına fısıldamışlar; siz daha ölmediniz çocuklar denemekten zarar gelmez diye iyi mi? Denesinler bakalım.

Geceki fırtınadan kesilen elektrikler yüzünden yazı yarım kalmıştı. Mutsuzlar sevgili dostum. Benim üstümden neşelenmeyecekleri kesin. Yine de eski anılarımız yüzünden çok yüzeyden bakıyorum birazda acıyla karışık duygular içindeyim.

Yakın dostlarından biri; sen onu Ankaraya gitmeden önce düşünecektin lafının altından kalkamadıkları belli...

28 Şubat 2014 2-3 dakika 57 öyküsü var.
Beğenenler (3)
Yorumlar (1)
  • 8 yıl önce

    Şiirkolik dostlarına, okuyucularına ve güne değer gösteren yöneticilere teşekkür ederim