Ne Düşünürsek O Oluruz

Ne Düşünürsek O Oluruz


Kendi kendine konuşmak delilik midir, değil midir?
Delilik ise bu deliliği nasıl tanımlarsın...


Her sabah;
Aynanın karşısına geçer,
Ve bu güne dair neler yapacağımızı konuşuruz kendimle!


İnanır mısın;
Bu kararı alıp yapmaya başladığımdan beridir
Daha neşeli, daha huzurlu ve daha fazla enerjiyle dolu olduğumu fark ettim, kendimden yansıyan ayna da...


-Dört bin yıl önceydi sanırım-


Yanardağ lavlarının
Soğumuş parlak parçalarının
Cilalanmasıyla keşfedildi kendisi.


O zamanlar, bu zamanlar da olduğu kadar net değildi.
On dördüncü yüz yılda Venedikliler, ardından on dokuzuncu yüz yılın
Bin sekiz yüz otuz beş senesinde, bir Alman kimyager olan Justus yon Liebig
Farklı bir yönteme başvurarak, 1903 yılında ki son dokunuşla Emil Bloch ile daha da gelişerek
Günümüz de her yer de kullandığımız o aynalar ile tanıştık hep beraber...


Tekrardan aynı soruyu soracağım izninle;
Lütfen yorum kısmına yazar mısın cevabını!


Kendi kendine konuşmak delilik midir, değil midir?
Delilik ise,bu deliliği nasıl tanımlarsın...


Evet ne diyordum, kısa ayna tarihçesi öncesinde?


Her sabah;
Aynanın karşısına geçer,
Ve bu güne dair neler yapacağımızı konuşuruz kendimle!


İnanır mısın;
Bu kararı alıp yapmaya başladığımdan beridir
Daha neşeli, daha huzurlu ve daha fazla enerjiyle dolu olduğumu fark ettim, kendimden yansıyan ayna da...


Peki neler yapıyorum her sabah?


Sabah uyanır uyanmaz;
Banyoya gidiyor, bedensel ihtiyaçlarımı karşılıyor
Elimi yüzümü yıkıyor, saçımı tarıyor, oradan çıkıp mutfağa geçiyor
Ocağa su koyup, kendime orta kıvamlı ve az kremalı kahve yapıyorum.


Ardından, odama geçip pencereyi açıyorum.
Oh mis gibi buram buram erik, ceviz, limon ağacı kokuyor.
Ne kadar şanslıyım diyorum kendi kendime.


-Bak burada bile-
Kendi kendime konuşuyorum, deli miyim ne?


Ama birden bire, cam kenarına kayıyor gözlerim!
Açık yeşil koyu tonlarında, sıra sıra dizilmiş nane, biber yaprakları
Ve inadına cama yapışarak boy vermeye çalışan sarmaşıklarım, karşılıyor beni tüm coşkusuyla.
Peki onlarca serçenin cıvıltıları arasına karışmak isteyen karga, ve martılara ne demeli.
Ya o ekmek kırıntılarına gelen güvercinler, âh müthiş bir görsel şölen gerçekten de.


Bir saat belirlememiştim aslında.
Her sabah beş altı gibi kalkar, banyo mutfak cam kenarı seremonisi sonrası
Eşofmanlarımı ve spor ayakkabımı giyer, hafif tempo da oturduğum binanın ikinci katından aşağı iner
Eğer kulübesinden çıkıp bahçede dolaşıyorsa, Börü’ye günaydın diyerek on beş dakikacık koşmaya başlarım.


Bu aralar;
Pandemi dolayısı ile biraz kilo aldım.
Tabii ki bundan dolayı yaptığım bir etkinlik değil bu
Keyif alıyorum açıkçası.


Hele ki;
Son zamanlarda
Dinlemekten keyif aldığım
il volo grubunun şarkıları da eşlik edince koşuma
Eşsiz bir haz, huzur, neşe katıyor semtimin o doğa ile iç içe güzelliğin de.


Koşu etkinliğim bitince;
Yine hafif tempo da merdivenleri çıkıyor, evime giriyorum.
Yaz olduğu için, malum bir de terledim, soğuk bir duş alıyorum.


Odamın penceresi halen açık.
Kuş sesleri, şehrin sesleri ile bir birine karışmaya başlıyor
Tekrardan mutfağa geçiyorum. Saat yedi buçuk civarı, bu sefer biraz daha sert bir kahve yapıyorum kendime!
Penceremin yanında ki koltuğa yerleşiyorum, bir an göz göze geliyoruz aynayla


Ben: Merhaba tatlım nasılsın bugün? Diyorum
Aynadan yansıyan ben: Öylece bakıyor, bir an bile gözlerini kaçırmadan.


Ben: Şirkete gitmeye az kaldı, farkındasın değil mi? Diyorum
Aynadan yansıyan ben: Çocukça bir gülümseme gönderiyor bana


Ben: Biliyor musun, seninle konuşmaya başladığımdan beri, daha mutlu ve huzurluyum
Aynadan yansıyan ben: Evet farkındayım


Ben: Bugün ne giyeyim sence? Diyorum
Aynadan yansıyan ben: Mor tshirt, altına açık mavi kot pantolon, ve mutlaka sarı maske, çok yakışıyor sana
Ben: Teşekkür ederim. Diyorum


İnanmıyorum ya;
Saat sekiz olmuş yine
Panikle turuncu tshirt, beyaz kot pantolonumu giyiyorum


Aynadan yansıyan ben: Çok şapşalsın ya. Demez mi
Maskeyi tuttur bari, yakışır bak.


Ben: Tamam tamam, akşama görüşürüz.


10.07.2021
Adnan Bilgiç


05 Temmuz 2023 3-4 dakika 3 öyküsü var.
Beğenenler (3)
Yorumlar (2)
  • 11 ay önce

    Allah muhabbetini arttırsın dostum. Bir kendimi deli biliyordum. Neyse ki yalnız değilim. Ne o öyle ayma önünde kendinle konuşmalar falan. Tüh tüh. Şaka bir yana pozitif birisiyim ama sen çağ almamışsın dostum. Şu zamanda hayatın güzelliklerini görmek ayrı yetenek olsa gerek diye düşündüm okurken. Oysa benim balkonumdan da ağaçlar ve kuşlar eşlik ediyor ve çok da keyif alıyorum. Fırsat buldukça Karşıyaka sahilden Çiğli'ye kadar bisiklet sürüp, duş sonrası ise gidiyorum. Bırak ayna önünde kendimle konuşmayı bırak yüzüme bakmıyorum bile. Denemek lazım da bu kadar delilik yeter daha nereye kadar deliricen der diye aynadaki ben korkuyorum:) Şu hayatımda onlarca arkadaşım oldu Adnan. Senin kadar pozitifine hatta pozitifliğini çevresine yanyana denk gelmedim. İyi ki varsın. İyi mi dostum diyebiliyorum sana. Eksik olma, daima ol, hep iyi ol e mi. Sevgilerimle