Okumak Yarası / Bir Hanım

Sevgili okur, burada yazılan öykü ve içerisindekiler bir hayalin örgüsüdür !
Öykünün esin kaynağı, ilk kadın yazarımız Fatma Aliye Topuz Hanım’dır.
Kahramanımız Fatma Semiye bir hayal kahramanı olup, ismini Fatma Aliye ve onun kardeşi olan, ilk feminist öncülerden Emine Semiye’den esinle almıştır.

Zihin ve ufuk açması dileğiyle huzurlarınıza, uykusuz bir geceden armağandır.
......................................................................................................................................................................................

Okumak yarası – “Bir hanım”

Tahir, on dördünde henüz...Karasuyun çimeninde, kır bitkilerinden bir tuvalde; annesinin mezarı başındadır...
Annesi, Fatma Semiye,

Mezarında ne bir kuş sunağı, ne de bir karanfil vardır. Mezar taşında şöyle yazılıdır,
“Muharrire ve Sendikacı Fatma Semiye, ruhuna el Fatiha “

Tahir’in annesi, mavi tulumlu endamıyla, sarı saçları hep uzun ve taralı, elleri nasırlı işçidir.
Helalin, iffetin ve inancın ve umudun adıdır; Tahir’in anası Fatma Semiye, bir tuvalde saklıdır.

Fatma Semiye kadındır !
Adı gibi yücedir. Dilinde bir hakkın zikri ile özgür ve dik başlıdır.

Fatma Semiye’yi okutmadılar, onu bir tekstil tezgahına, makine dişlilerine talime koydular...
Nasırlıdır elleri, nasırlıdır özgün fikirleri, onu okutmadılar; onu o gün uykularından yaraladılar...

Yarasından güç bulan Fatma Semiye, her fırsatı yontar kendine. Ya bir gazete kupürüne veya bir sinema
afişine kanar yaraları, yazar hayallarını, “yazar” düşlerinde. Yazmakla kalmaz Fatma Semiye, kafasına takar
okuyacaktır ...ve okumalıdır da. “And olsun !” der, gecelerine ve her vakte...
İlk sökününü verir ağabeyinin okuma fişlerinden...

“Adem ve Havva “ der, “kadın yemek yapar”,” oğula aş eder”, “akşama evi temiz eder”...
O böyle söker okumayı, okudukça söker zihnin tasavvurunda açmazları...
Sonra sonra okudukça -

”Adem’i Hayat’a, salıverirler, kadını da -eski evlerin, soba yanan tek odası, uzun sofası –hayata dar ederler”
Fatma Semiye, ilk tefekkürlerini sessiz ve kimsesiz böyle zikreder.
.
Okumaları onun, bilincin altın yaldızlarıdır. İlmek ilmek tıpkı mahir elleri gibi dokur zihnin pak ,
saten aydınlığına...
Her fırsatı değerlendirir, ne saat on geç kahvaltısı, ne saat beş son çayı...
Ziyan edemez zamanını, okur her fırsatta ve yazdıkça yazar yarasını. Yalnız kendini mi yazar?
Tüm ezilenleri ve daha çok ezilen kadınları, anaları, kumaları ve işçi kadınları...

Yazar Fatma Semiye, dillerinden kenetli kadınları, hayallerinden düşkün, yaşamlarından tutuklu kadınları...
O yalnız yazar mı?
Yazmakla kalmaz, yaşar ve yaşatır da Fatma Semiye !
Koşar her kadının derdine; o bir omuz kadar yakındır size...

Bir çırağın yanlış kesiğine tamamlanmış bir esirgemedir o, kükrer !
Çavuş, usta başı önlerinde yalın kılıç, dik başı ve mağrur gözleriyle...
Moraran gözlerde, yeşil mor damarlara müşfik dokunuştur o, hırçın bir deniz olur sonra...
Okşayan şifa elleri, ezilenlerin, işçinin ve kadının gücü olur, sıkılı bir yumruktur O !

Fatma Semiye, okumadı , okutmadılar onu. O, Fatih terzihanesinden mezun oldu...
Dikiş, nakış biteviye kanaviçeler işledi, iplik yorgan nevresimler sırıdı, makrameler ördü.
Mahallenin genci yaşlısı herkesin uğrak yeri, rica kapısı oldu...
Sonra gelinlik işlemeye koyuldu ve pek mahir bir terzi oldu.
Osmanbey'de, Cihangir'de ve daha bir çok yerinde İstanbul’un...
Sosyetenin terzilerine birinci çırak, sorasında kalfa oldu. Altı yedi eylül olayları sonrasında kaybetti işini ve masum müşterilerini ve ayrıldı yolları.

Fatma Semiye’nin yolu, şimdilerde bir üniversite bahçesine devrolan cankurtaranda bir atölyeye düştü.
Atölye büyümüş memleketin ilk büyük fabrikalarından biri olmuştu.
Fabrikanın ilkleri büyüklüğüyle kalmayacaktı...
Fatma Semiye ve kadınların bahtı onunla değişti.
O, tarihin ve devrin görmediği bir kadındı...
Her şeyi başkalaştıracak, her zorbaya baş kaldıracak ve mücadeleye zeka ve onur bileyecekti....

06 Kasım 2020 3-4 dakika 2 öyküsü var.
Beğenenler (5)
Yorumlar (7)
  • 28 gün önce

    Yazana da yazdırana da eyvallah anlamıyla ve yazımıyla çok güzeldi

  • 27 gün önce

    Çokça güzel ve çokça özel bir anlatı... Tebrik ederim.

  • 27 gün önce

    Öyküyü günün yazısı olarak takdir eden seçki kuruluna teşekkürler

  • 27 gün önce

    Hele de o devirlerde okumak kadınlar için büyük bir mücadele gerektiren bir eylem, sebebi gayet basit cahil anne ve babalar veya cahil kocalar. Hikaye anlatılan bayan Fatma Semiye günümüz kadınlarına da örnek olacak yaşantısı ve mücadelesi ile... Kutluyorum içtenlikle Sahir Neva Kardeşimizi...