Üçüncü Sayfalar II

Annesini ve babasını bir gazetenin üçüncü sayfasında tanıyan,her gece yetim hayalleriyle beraber bir başına köprüaltlarında yatmak zorunda kalan,kocaman bir yüreğe sahip olan o küçük çocuk rüyama girmişti aniden.Terler içinde sıçradım yatağımdan ve bir bardak su içtim.Lokantadan giderken söylediği o son söz sanki gerçekleşmişcesine rüyama girmişti ve kulaklarımda yankılanıyordu hala...

''Üçüncü sayfaları takip et abi,birgün beni görürsün belki...''

Sabah olur olmaz ona rastladığım trafik lambalarına gittim.Gözlerim onu arıyordu fakat bir türlü göremedim.Her sabah aynı saatte işinde olan çocuk bu sefer yoktu.Aklıma kötü kötü şeyler geliyordu.Sonunda gördüm onu.İşi gücü bırakmış bir köşede gözü yaşlı oturuyordu.Gittim ve bende oturdum yanına.Anlamsız bir şekilde tanıyamamış gibi göz ucuyla baktı bana gözyaşlarını saklarcasına.Gözyaşlarını sildi ve döndü yüzünü bana:
-Tanımadın mı beni arkadaş?
-Tanımaz olur muyum abi hoşgeldin,dedi.
Sabahın bu saatinde yine işindeydi.Çalışmayı çok seviyordu fakat kalbinin sızısı buna izin vermiyordu.O istemese bile araya hatır koyarak yine aynı lokantaya götürdüm bu küçük arkadaşımı.Karnımızı doyurduktan sonra yine başladık muhabbete.Belli ki birşey olmuştu.Tam anne ve baba acısı hafiflemeye yüz tutmuşken ona annesini ve babasını hatırlatacak birşeyler olmuştu. Başladı yine anlatmaya.Kendime bir söz vermiştim abi dedi.Hani sen demiştin ya sen ağlarsan annen ve baban huzur içinde uyuyamaz diye bende artık eskisi gibi sık sık ağlamıyorum.Gündüzleri kendimi işime veriyorum.Gece olunca gözyaşlarıma hakim olamıyorum.Kendiliğinden dökülüyor dedi.Kalbinin tam üzerinden bir gazete parçası çıkardı.Bak abi geçenlerde ne buldum dedi.Bu,annemle babamın öldüğü gün çıkmış bir gazete ve o gazetenin üçüncü sayfası...

O haberi görünce şok olmuştum.bu gazete parçasını annesi ve babası öldüğünden beri evine bir kere alan o hayırsız amcasının evinde görmüş ve almış.Ben bu hale geldiysem kim bilir bu çocuk bu sayfayı gördüğünde ne hale gelmiştir.Haberin başlığında ''Giden iki can,geriye kalan yetim bir çocuk'' yazıyordu.Annesi,babası ve kendi resmi vardı.Altındaki yazıyı okuyamamıştım.Kalemle defalarca karalamıştı.Kendi resmini göstererek bak abi bu küçüklük halim.Annem ve babam öldüğünde ben bu kadar küçükmüşüm.Gözleri doldu yine.Artık dayanamıyordum ağlamasına. Ağlarken o kadar içten ağlıyordu ki ona bakarken benimde gözlerimden yaşlar geliyordu.Şimdi olsa izin verir miydim abi ölmelerine dedi.O yola çıkmalarına izin verir miydim.Anneme ve babama çarpan arabanın önüne atlamaz mıydım abi dedi.Tükenmişti artık.Konuşamıyordu.Ellerimle sildim gözyaşlarını.Başını omzuma yasladım ve ne olur yeter dedim.Bak benide üzüyorsun.Hadi daha fazla üzme ikimizi dedim.Tamam abi dedi ve devam etti.Annesinin ve babasının resmini göstererek, bunlarda gözlerimin her gece aradığı,seslerine,kokularına hasret kaldığım annem ve babam dedi.İkisinin resmini birer kez öperek gazete parçasını yine aynı yere,kalbinin tam üzerine koydu.Abi ben artık kalkayım,iş beni bekler dedi.Giderken yine aynı cümleyi kuracaktı.Tam başlayacakken elimi ağzına götürerek bari bu sefer yapma dedim.Tamam abi deyip çıktı lokantadan.O çıktıktan on dakika sonra bende ayrıldım oradan.Çalıştığı trafik lambalarından geçerek hayırlı işler dilemek istemiştim.Oraya gittiğimde bir kalabalık vardı.Kırmızı ışıkta geçmiş ve bir kazaya sebebiyet vermiş bir araba ve yerde yatan üzeri gazete ile kapatılmış küçük bir beden...

Yerdeki bedenin parmaklarının ucuyla tuttuğu bir gazete parçası ve yine o yazı :

''GİDEN İKİ CAN,GERİYE KALAN YETİM BİR ÇOCUK''

Taner Muzoğlu

Yorumlar
  • Henüz yorum yazılmamış