Usta Uyuyor

Caner,ustabaşının akrabası,askerlik çağına gelmiş,lise mezunu,boyu posu yerinde,cillop gibi bir genç fakat içinde bir dirhem sorumluluk ruhu,öğrenme isteği ve girişimcilik çabası yok,sürekli uyaracaksın,sürekli kontrol edeceksin,sürekli düzelteceksin ki sorun çıkmasın.Bunu herkes biliyor ancak işin içinde ustabaşı olunca kimse sesini çıkartamıyor.

Bütün hazırlıklar tamamlandı,son kontrolleri yapıyoruz,Caner zaten başrol oyuncumuz:

-Çorbalar yerine kondu mu?

-Kondu,usta.

-Büfe atıldı mı?

-Altıldı,usta.

-Kesimde ne var?

-Fırında tavuk.

O esnada ustabaşının yardımcısı gelip:

-Sessiz olun,diyor,usta ofiste uyuyor.

Buyrun cenaze namazına,insanın daha fazla gürültü çıkarası geliyor,ne kadar çalışan varsa o kadar da yatan vardır fakat bu madde iş kanununda yazmaz.

Bizler iş yerinde uyumaya kalksak kimse nedenini sormaz, tutanak yazarlar ve kapının önüne korlar ve de derler ki:

- Buraya uyumaya mı geldiniz?

25 Mayıs 2023 30-60sn 395 öyküsü var.
Beğenenler (2)
Yorumlar (1)
  • Usta elinize sağlık, sizde yetenek var ama biraz daha özen gösterseniz ve biraz daha edebi bir dil kullansanız kendi kanımca çok daha iyi olur. Yazılarınız çok aceleye geliyor gibi görünüyor. Biraz kafa yormak lazım bu işlere. Sakın yanlış anlamayın; öykü sanki ortadan bir yerden başlamış düşüncesi veriyor insana. Sanki öncesi varmış da, kesilip ortadan başlamış gibi. Başlangıçlara biraz daha önem vermelisiniz. Özellikle başlangıçlar ve bitişler çok önemlidir öyküde. Naçizane fikrim, şöyle mi olmalıydı acaba?: "Ustabaşının akrabası, askerlik çağına gelmiş, lise mezunu, boyu posu yerinde, cillop gibi bir genç olan Caner, içinde bir dirhem sorumluluk ruhu, öğrenme isteği ve girişimcilik çabası taşımıyordu. Sürekli uyarmak, sürekli kontrol etmek, sürekli düzeltmek gerekiyordu." ...