Acı Yüzümün İzi
kara dudaklarının arasında eriyen beyaz kar tanesi gibi
zehir akan bir korkuyum sarılırım gözlerinin bebeklerine
kara dudaklarının arasında eriyen beyaz kar tanesi gibi
zehir akan bir korkuyum sarılırım gözlerinin bebeklerine
ölüm çabuk gelir söylüyorum ölüm çabuk gelir
seni unutacağım
acı yüzün izi kalmaya devam eder
salıncaktaki çocuk ağlar annesine
ve parktaki amcalar bastonlarını kaldırımlarla öpüştürmeye devam ederler
ağaçlar, ağaçları anlatmayacağım bile
yapraklarına ihanet eder sonra af dilerler
gökyüzünü diyeceğim sana ve kumru yıldızları
akşam üstü güneşinin salınışını söyleyeceğim
bir şarkı bulacağım adını anlatmakta olan
bir kibrit çakacağım tütünü ıslak sigarama
seni unutacağım
zamanı alevlendiren dudakların öpüşmesi değildi
dokunmak bir şehvet dağıtıcısı değildi
sen değildin gözlerimdeki resim
ben ressam değildim sokak lambalarına dahi hakaret ederim
ışıkları söndürdüler, bir haziran akşamıyken
bir düş kuracağım azrail ve toprak birbirinden uzakken
seni unutacağım
?nedenlerimin sonuçları, sonuçlarımın amaçları?
bir karmaşa yaratılacak avuçlarında bitkisi renk tutan
bir kalemlik mürekkep bile kalmayacak seni anlatacakları
çabuklar penceresini de açacağım
hani demeyecek bir yüz ifadesi yeşertiyorum
bir gün diliyorum Tanrı'dan, ertesi önceye düşman bir gün diliyorum
duvarları da öreceğim
seni unutacağım.