Acıların Takılı Kaldığı Mevsim Haziran
***
Bugün içimde bir kapı vardı, açılmadı
Ne kilitliydi
Ne de anahtarını kaybetmiştim
Sadece bazı kapılar insanın kendi içinde
sessiz kalmayı seçer
Sustum ben de
Bugün kendime
Baktım uzun uzun
Eksik değildim, sadece yarımdım
Çünkü içimde
fazla fazla yaşamıştım acıları
Bir fincan
soğumuş çayın yanında bekleyen
bir cümleydim sanki
söylenmemiş,yarım kalmış
Kimsenin duymadığı
bir fısıltı gibi büyüyen
Büyüyor içimde bu Haziran
Sahi,
sen hiç duydun mu
suskunluğumun ardındaki
o gürültülü çığlığı?
Gökyüzü aynı Gökyüzü
Ama kuşların taşıdığı haber çok ağır
Kanatlarında bir Haziran’ın daha
sessiz yükü var
Kendime baktığım o aynanın kırığında
Haziran artık bir yas takvimi
Her yaprağında kopan bir fırtına
Her gününde
içime düşen başka bir sızı var
Tarihler ilerliyor, saatler dönüyor
Ama benim zamanım
hep o en yarım kaldığımız günde duruyor
Artık ne Güneş’in sıcağı
avutuyor bu teni
Ne de yeni bir mevsim
silebiliyor içimdeki resmi
Ben Haziran’ı
bir ay diye bilirdim eskiden
Şimdi her gününü
acıyla saydığım, sessiz bir ömrün en derin özeti
Bambaşka bir zaman dilimi
Bazı insanlar takvimlerden değil,
içlerinde taşıdıkları yaralardan geçer yılları
Çünkü bazı acılar günlere değil,
ruhun en sessiz köşelerine yazılır
Ve bazı Haziran’lar hiç bitmez
Sadece insanın içinde
başka bir mevsime dönüşür
Kimi zaman bir sonbahar olur,
dökülür hatıraların yaprakları
Kimi zaman bir kış olur,
sessizce üşütür geçmişi
Ama bazı Haziranlar vardır ki
Takvimden silinse bile
Ìnsan’ın kalbinde hep aynı tarihte kalır
sevay

