Adı Batası Ayrılık
Okyanusların ortasındayım şimdi
Herşeyden herkesten ve her sesten uzak
Sadece sessizliğin sesini dinlemek istiyorum
İçimdeki bu yalnızlığın acı isyanından yoruldum
İçinden çıktığım ikili dünyayı unutmak
Ve yaşadığım tüm kötü hatıraları silmek istiyorum
Bir dağ başındayım yapayalnız
Rüzgarın nefesi asi asi çarpıyor yüzüme
Tüm şehir ayaklarımın altında adeta
Bu koca şehrin üzerinde yavaş yavaş süzülmek istiyorum
Tanıdığım herkesten uzak bambaşka bir hayata kanat çırpmak
Ve içimdeki tüm kırgınlıkları savurmak istiyorum gökyüzüne
Bir göl kıyısındayım kendimle başbaşa
Çok gerilerde bıraktığım mutluluğun ardından bakıyorum öylece
Akıntıyla birlikte sürüklenen geçmişimi izliyorum sessizce
Hayal kırıklıklarını tekrar yaşamamak için hayal kurmuyorum artık
Zamanın geçişine sadece tanıklık ediyorum belki de
Beklentim yok bekleyenim yok beklediğim yok
Bir kumsaldayım yalınayak
Ayaklarım yalın bir halde kıyıya vuran dalgaların üzerinde geziyorum
Kumların üzerine adını yazıyorum büyük puntolarla
Adını her yazışımda yüzün canlanıyor karşımda ve
Siliniyor her şey yavaş yavaş kıyıya vuran her bir dalgada
Yüreğimi sersem bu kumsala
Silebilir mi sevdanı tek bir dalgayla...
İçimdeki bu düğüm öyle bir oturdu ki yüreğime
Tüm geçmiş çözemediğim, yarım kalmış koca bir bilmece
Son kez çalacağım kapını belki yüreğimi bırakmak için ellerine
Mevsim sonbahar şimdi vakit ayrılık vakti
Zaman bu zamandır bilirim gitmek için bu limandan şimdi
Sırtladım sevdamı ve aldım anılarımı omzuma
Gelecek son treni bekliyorum umutsuzca
Gözlerim kör, kulaklarım sağır, dilim lal olmuş artık
Ölümden de beter şeymiş adı batası ayrılık...