Akdeniz'in Bir Vakti
'Değişmeyen sadece akıp giden
ve hiçbir an, saatlerde geçmeyecek
-zaman-'
Duvarların suskusunda yaşlanıyor saatler
ve kadranında insan suretleri,
periyodik aralıklarla tekrarlanan
istilaların, en zifir noktasından
seyrediyor zamanı.
Ardışık gözetimler içine kıvrılıyor sonra
ansızın, ölgün gözlerle
gözlüyor aşkı.
Algıları susturup geçmiş bir imgede,
temize çekecekken tam müsvedde an(ı)ları,
birden bilge bir kekeme çınlıyor kulaklarında:
?Zamanlar kısalırken
aslında u-u-u-zuyor, sonsuz zamana,
geçmişle dertlenme
buda günahları-ı-ı-nı' diye
dökülüyor, tüm anaç duygularını.
Önce izbe salonlarda terkediyor
körpe günahlarını, ...
..., yalnızlığını, ...
Sonra Akdeniz'in herhangi bir saatinde
denize dökecekken tam
anadan doğma, ufka resmediyor
suretinin ıslaklığını...