Aldanma Gönül
Aldanma Gönül
Gönül aldanma bu dünya fânidir fâni,
Gönül aldanma, aldanma ey gafil canı.
İskender Süleyman hani, bak göçtü hepsi,
Toprağa gömüldü giden her bir nefesi.
Saraylar, tahtlar da hep burda kalacak,
Azrail kapını ansızın bir gün çalacak,
Gaflet uykusundan uyan, vaktin dolmadan,
Kabirde o daracık yere koyulmadan.
Münkerle Nekir de gelip hesap sorunca,
O çetin sualler önüne dik durunca,
Dünyalık o sahte mülke bakma hiç geri,
Zikrinle uyandır gafletle yatan o seri.
Eritip varlığını yokluk kapısından geç,
İhlasın nurunu bul da bu dünyadan geç,
Niyet hayır, akıbet hayır dedik cana,
Boynumu bükerek geldim ulu Mevlâna.
Ecel gelip çatmadan bak, sönmeden o nur,
Hakk’a teslim olmayan can bulamaz huzur.
Gözyaşıyla yıkanmazsa o sinsi yara,
Tövbe eyle ey yüreğim, kalma kapkara.
Geçti her anım günahla deme her gece,
Huzuruna geldim işte, yaşla dolar gözlerim gizlice.
Huzuruna geldim işte, yaşla dolar gözlerim,
Hakka dönen kullar gibi her an inlerim.
Uğur der ki yalan dünya savrulan yeldir,
Gözümüzden akan yaşlar aşka duran seldir.
Allah deyip yana yana Hakka varalım,
Gönül aldanma aldanma, dosta erelim.
Uğur Bey; bu 100. dalya şaheserimizde: