Aldatı Şiiri

al bu maviyi yeşile çal bir kuşluk vakti,
türkülere karışırsın sen her akşamüstü
ve dolayısıyla aya kahküller bırakan zülfün
bahara envai çeşitlerde misaldir. ki ardında ben
kışla münasebeti umumi merhalelerde
çay bardaklarına dayanan, bir nevi üşüntü soyutu
öyle ki kemiklere işlenen, sanki ait olduğu çeyize
alınmaya unutulmuş bir defolu kanaviçe.

iyisi mi sen al bu saliseyi bir dakikaya kat ve dinle,
bir oyuncağız belki de biz, yola çıkmışız bitmiş bir pille
ve hayat atıyorsa içimizdeki çocuğa durmadan sille,
sen git yakamozlar öp, su gibi aziz ol
sus bir kaç çağ boyunca uzun uzun bir kıyıda
ben seni anlatırım bir kaç asır daha, tüy bitmiş bir dille.

al bu kalbi tak göğüs kafesine, dursun biraz sende
ben biraz daha idare ederim, kanımda sen olduğun müddetçe
ve seni türkçe ile tamlamalı resmettikçe
bir mezarlık çiçeğisin sen, kim bilir belki de
ve belki de kökün de bende. kokunsa koparılmış
tene sinmiş, sevişik duruyor bir cesette.

al bu yalanı, ben çok inandım şimdi sıra sende
olur da bir sinema gelirse akşamüstü sizin kente,
al onu tavana as ve çırılçıplak izle. gelen olursa,
benden de bahsetme, bizi de aksetme.

al bu gözlerim, sevgilim
kendine bakar bakar affedersin...

12 Aralık 2012 300 şiiri var.
Beğenenler (2)
Yorumlar