Annem
sana bir evlattım sen de bana bir anne
seni çok sevmek için gerekir miydi başka bir bahane...
gece iki duvarın arasına kurduğun
salıncağın ipini sallarken ayağındaki baş parmağın
ateşlendiğimde telaşla uyandırırdım seher vaktinde
bebek kundağımı emniyetle bağlar
ısıttığın sütün ılıklığını bileğinde denerdin
bazen doymayıp ağladımda,emzirmesi için
alt mahallede ki anneme yetiştirirdin
23 nisan çocuk bayramlarında
kılıktan kılığa girerdim sayende
ilk köylü kızı oldum,sonra gelin kız
bir daha gelin olamadım anne
ama senin gibi oldum anne...
sevmek için yavrularımı gerekir mi hiç başka bahane....
beni leyleklerin getirdiğini söylerdin hep çocukken
çünkü seni dünyaya getiren
ben değilim nasıl diyecektin
biliyordun ki,bunu söylediğinde beni üzecektin..
olsun be anne.
ben seni hep gerçek annem bildim
ve seni gerçekten sevdim
çünkü büyütmek için
bir bebeğin gerçek annesi olmak şart değil
doğuran kadar geçerlidir anneliğin
sonuçta beni ne sen, ne diğer annem terk etti
beni sevginizle boğdunuz
diğer annem,ölümüyle terk ederken
sen yaşayarak var ol.
çünkü ne dermanım kaldı
ne de annem gibi beni saracak başka bir kol...