An'yanığı

dilin hüzün değdi çocukluğumuzun

dondurma aramaz olduk

şımarmaz olduk çay bahçelerinde

sandalye taşıyıp, bi'gazoz ücretine tav olmanın hazzı kalmadı

pek evvelden tanışıkmışız,bilişikmişiz hüzne

ilişikmişiz kıyısından köşesinden

görmediğimiz kentlerin gölgelerine

bitişikmişiz iyi insanların eğreti öfkesine

yaşamak,bir lastiği germek gibi sabır ve emek istermiş

elinden kaçırmadan iki ucunu

erdem istermiş,direnmek,hayal kurmak

yaşamak güneşe çevirmektir avucunu

umudun yitmeye zorlandığı karanlıklar ülkesinde

bilmiyoz ki kurallarını oyunun leyli

bilmek de istemiyoz belki

tüm yağlar ve ballar satıldı mateminde doğruluğun

uzun eşek yıkıldı

uçurtmalar göğe hasret

uçurtmaların ipleri yakıldı

dilimiz şerha şerha an yanığı

yılmamanın şarkısını söylüyoruz suskunlar izdihamında

varlığın an tanığı leyli

hep aydın kal leyli..

Farzımuhal

Özgür Cenk Güler

Yorumlar (1)
  • Şiirde farklı bir soluk ve renk vardı o çocukluğumuzun geri gelmeyecek ve anılarda doğal kalacak olan saf ve temiz rengi selam olsun günün şiirine sevgiler..