Aşk Oyunu
Şiir mevsimi açtı gönlümün
Hüzün renginde çiçekler tomurcuk
Zira ne ara ismin geçse bir hüzün sağanağı
Hangi zamanlardı hatırlamıyorum
Her gün bir mevsim uzunluğunda
Her mevsim kış ayazında
Bir çocuğun şekerini düşürmesi gibi
Kayıp gittiğinde ellerimden
Bırakmıştım takvim yapraklarını saymayı
Soğuktu hatırladığım, üşüyordum
Buğulu bir cam vardı aramızda
Sen beyaz bir güle benzemiştin
Kar olmuş yağıyordum bense
Bir volkan sıcaklığında
Aşksa bu oyunun adı
Son perdesini orda oynamıştık
Alkışlar kesilip seyirciler gittiğinde
Görevliler geriye kalan çöpleri süpürdüler ama
Bilmiyorlardı oyunun henüz bitmediğini
Sen de bilmiyordun
Ben oynamaya devam ediyordum
Sense her şey oluyordun, her şey sen oluyordu
Kimi zaman yağmur olup yağıyordun üzerime
Ben sel oluyordum sana çıkmayan yollarda akan
Kimi zaman türkü oluyordun
Elifim oluyordun
Kuş kanatları yetmiyordu derdimi yazmaya
Kimi zaman afili yalnızlığım
Seni içiyordum her nefeste, bitiyordum
Gülüm oluyordun
Her gün soluyordum yaralı ceylan misali
Fırtınalar eserken başımda
Fikrimin en ince gülü oluyordun
Bir çocuk seviyordum saçlarını okşayıp
Gülüşü oluyordun dudaklarında
Yastığım oluyordun başımı koyduğum
En güzel rüyam oluyordun uyandığımda
Kimi zamansa gerçek oluyordun
Kaçamak bakışlarım
Sessiz haykırışlarım
Uzanıp tutamayışlarım
Her şey sen, sen her şey oluyordun
Ve hatırlamaksa sevmenin ölçüsü
Seni hiç unutmuyordum
Nüfus kayıtlarında her ne geçse de medeni halin
Ben seni dünde olduğu gibi yarın da
Bugün ki gibi seviyordum