Aşktır Musalla Taşında Ölüm
Aşktır musalla taşında ölüm
Kadere bir nebze çekmektir gülüm
Birin kibiri vurmuştur
Paslanmış ruhumda
yıldızlar uçmuştur
Konmuş mudur dalında
Aşktır musalla taşında ölüm
sonsuz mavilikte gitmektir
Ve sonra boğulmaktır hüzün
Açılın geniş ufuklarda sürgün
Aşktır musalla taşında ölüm
gölgende aşkımın siyahı
yılan gibidir ömrüm
Göz göze kaldı aşkımızın raksıyla
Aşktır musalla taşında ölüm
Mehtabın ışığında bakışmaktır
şu ağaçlar denizler vurgundur
selam söylemek gibidir ölüm
Şu yıpranmış ruhuma karşı
bir pençe misali demir attın gemime
Hoşgeldin viraneler nehrine
Masal gibidir gönlüm
hırsızdır çehrendeki çizgiler
ve sonra bakışmaktır yine mehtaba
yalancıdır bu öpücükler
serbestleşmiştir ruhum
yine özgün diyarlara
Sana elveda derken
16.19
10 ocak 2010 pazar