Asla Yalnız Yürümeyeceksin 3

Derken,
çaldı kapım, evrenin bir vakti
uyumadan önce
uyanmaya yakın

fakat ondan da önce...

kendinden geçmiş, titremekte
kah kahkahalar atıp, gülmekte
kah ağlamakta
o gül teni her neredeyse
bir o yana, bir bu yana savrulmakta
tutamayacağım yerde sevdiceğim
belli ki savaşıyor
ruhunu görüyorum, çığlıkları
fakat
dokunamıyorum...

izledim saatlerce,bekledim durulmasını
sonra öylece yorgun kala kaldı
uzandım yanına
gözlerimi hiç kırpmadan
baka kaldım...

ellerime dokunduğunda titrediğimi hissettim
elleri soğuktu!
Gözlerine baktım öyle derin
buruk
dudaklarını okşadım
gözlerinden süzüldü damlalar
ellerimi tuttu avuçlarında
dudaklarına götürdü usulca
öptü,yanağında tuttu
uyudu
ruhum öyle dolu ki,uyuyamadım...

gece boyu yürüdük beraber el ele
ancak, ellerimiz bir güle dokunduğunda ayrıldı bir birinden
denizin asma bahçelerinden geçerken

yıldızları seyreyleyen gözlerimizden uğur böcekleri uçuştu
selam verdik her geçişimizde kışlalının yüreğinden

ve bütün insanlara sözler fısıldadık mavi gözlü o devin şiirlerinden...

sarıldığımızda bizden ötesi yoktu
yer ve gök şahitti sadece
bütün insanları duyabiliyorduk göz göze geldiğimizde
aşıktık birbirimize
allah'da şahitti öteden
seni seviyorum diyen, bizden...

hayır,o an,anlarda
ne bir ışık huzmesi yaratılabilirdi karanlığı yok edecek
ne de bir mucize
bütün yüzleri birbirine döndürebilirdi
hayır,bizden başkası yoktu
gerçek,buydu
çıplaktı,daha çıplak tenlerimizden...

gerçek yıldızlara dokunmak değildi
hissetmekti

gerçek, bütün insanların birbirini sevmesi değildi
anlamasıydı

gerçek sömürmek ve sömürülmekti
gerçek iyi ve kötüydü
din de gerçekti, dinsizlik de
güzel ve çirkin gibi, fakat yüzlerde değil
suratların arkasında, içinde, özünde saklanandı...

var olandı, inkar ettiğimiz, ötelediğimiz, gördüğümüz
oysa ona bakan gözleri, gözlerimizi oyduğumuz...

bataklığın zambaklarla yok oluşudur gerçek
güllerin kurutuluşudur da

düşmanın denize dökülüşü
denizin yeniden bulanıklaşmasıdır zamanla

söylenen sözdür,
sözün okunması
yanlış ve doğrunun zihni bulandırması,
ayırt edilmesi, edilememesi...

nihayetinde geleceğin yaşanmasıdır
bu günün geçmişten geldiği gibi
yarının'da geleceğe aktarılmasıdır

cehaletin sınanması,
aydınlığın yansımasıdır, körelmesi veya yücelmesidir
hepsinin,
ama her şeyin olduğu gibi yazılmasıdır...

gerçeği tarih işte böyle yazar
yazar,yazar...

-yazar, yazar
mırıldandığını fark ettim sevdiceğimin
ne zaman sonraysa, rüyamı fısıldadığımı

şimdi, dingin,rahat,huzurlu,
sakin
-yazdıklarını mı okuyorsun?
hayır dedim, aklımdan geçenler,
yaptığımız yürüyüşten, dedim
-hımm,peki...

yüzü gün doğumuna denk gelen vakitlerden
sanki bir armağan verircesine
sokakları ıssız eden,
alacağım her nefesi, soluğuyla sonsuz yaşama dönüştüren
sesi de öyle
-ruhumu götürdüğün yerlerde mutluyum...

gülümsedim,
bende dedim''ruhunu seviyorum''
gözlerini kapadı...

-çocuklar uyudular, onları seyrediyorum şimdi
deniz dedim,
-uyuyor
uğur?
-uyuyor
gaffar, nazım
-onlarda
-güneşin her sabah ısıttığı
-denizlerinde ve sulakanların olduğu her yerde
-cihat
dedi
-sevgimiz yeşerdiyse, başka hiçbir renk üstünü örtemez yeşilimizin
-eğer gökyüzünde ay ve yıldız duruyorsa ne rengi ne de şekli değişir bayrağımızın
-bir kez işlemişsek doğru olanı, başkaca hiçbir kudret nam salamaz üstünde anayasamızın
-bir kurşun sıkılmışsa eğer
-namlusundan fırladığı andan itibaren hedefinin peşinden gider,durmaksızın
-bana denizi,sorma
-uğuru,nazımı,ismeti
-kemali sorma
-onlar uyuyorlar
-alacağım bir gün yanlarına
-ruhumda uyutacağım sonsuza değin herkesi...

-kapı çalıyor,
dedi
kalktım
kapıya doğru...

sevdiceğim,
-kapıyı açtığında eğer karanlıksa zifiri
-hiç düşünmeden bir adım at ileri
-sen ışık ol
-ben aydınlığım

bütün bu duvarlar
onları yapan da, yıkan da insan eli
kapıyı çalan da, açan da...

sevdiceğim kuruyor vakti
biliyorum
ışığımın kırık izleriyle ne kadar ilerleyeceğimi
biliyorum aydınlığına ne kadar ışık verebileceğimi
kapıya uzanıyor elim
ben umuda
hüzne ve mutluluğa ayarlanmış tüm zamanların dinginliğiyle
yaşama, yaşanacak olana,
gerçeğe
gülümsüyorum.

kim bilir hangi bayramdı o fener alaylarıyla kutladığımız,
tüm zamanların;
sokaklarını süslüyor sevdiceğim...

19 Kasım 2016 183 şiiri var.
Beğenenler (2)
Yorumlar (4)
  • 5 yıl önce

    Teşekkür ederim yorumlarınız için. Vatan duygusuyla yaşayan ve vatanda,vatandaş olgusuna haiz herkese bir atıftı şiir. benden önce ve sonra eli kalem tutan ve hislerimize tercüman olan bütün kalemlerin önünde saygıyla eğiliyorum. Acı dolu bir günü daha geride bıraktığımız bu saatlerde şehitlerimize rahmet,şehit yakınlarına başsağlığı ve yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

    Ulusumuzun başı sağ olsun.

  • 5 yıl önce

    Farklı, Özgün, Güzel bir şiir.

    Kutlarım...

    👑

  • 5 yıl önce

    Günün şiiri ve şairine çokça tebriklerimleud83eudd20ud83eudd20

  • 5 yıl önce

    Büyük insanlık !

    Anlamak evet

    En büyük erdem Anlamak

    Ne denir ki ?

    Kıtlarım👍