At Körlüğü

uykusuzlukları hep birine adadık

dibini bulduğumuz rakı şişelerine

uydurduğumuz bahaneler gibi..

şanssızlığımızın doğuştan olduğu varsayımıyla

tükendik!

dikene dokunmadan gül ile sevişmek arzusu

hiç bitmedi..

yürümeden yaşama umutlarının

zan altında bırakmayacağını ekmek gibi ümit ettik

su gibi aziz saydık bütün yaralarımızı,

en şaşaalısı olma yolunda ilerlerken

ve bir kanaate daha boyun eğiyoruz

bütün körlerin ortak bir at bakışı vardı..


oysa dağların yolunu hiç bilmedik,

yağmurlarda hiç ıslanmadık

gökyüzünün ufuksuz yorganını,

hiç geçirmedik üstümüze

maviyi bir kuş kadar sevmedik

yürümedik hiç güzelin ardından,

çıkmadı burnumuz hiç bataklıktan

nefesimizin altındaki papatyaları,

ezdik, durduk hayat aralığında..

hiç eskimedi at gözlüklerimiz,

renginin soluşunu bile kabul etmedik

soluk aralıklarında

ve sonuç,

henüz yirmi beşinde

beti benzi atmış, çizgili ruju fazla kaçmış hayaller..

Mert Atal

Yorumlar
  • Henüz yorum yazılmamış