Ayrılığın Haleti Ruhiyesi
Büktüler
Boyunlarını birer, birer
Sadece güller değil
Bütün mevsimler
Ve çiçekleri
Sararmış yapraklar dâhil
Ağaçlar
Dallarında kuşlarıyla
Gökyüzü hariç değil
Bulutları ve yıldızlarıyla
Dünya ve dahi güneş
Ve evren
Varsa evrenden de ötesi
Can parem
Var mı?
Ruhumu yabanlaştıran güzelliklere
Gidişini anlatacak bir söz
Hangi ifade anlam bulur bu hüzünde
Kilometrelerce yollar
Arşın, arşın dağları
Sıralanmış boy, boy
Uçsuz bucaksız baktığın, gördüğüm her yer
Değilmidir
Gidişinin ölçüsü
Hücrelerimde
Boynunu bükmüş, yaşam ünitelerim
Dahası nedir ki?
Sanki
Afrika çöl olmuş
Eritmiş buzlarını
Antarktika nın doğası çökmüş
Medeniyetin kol gezdiği ülkelerde
İnsanlık çürümüş
Sanki ben sevdalanmışım
Dünyamın döngüsü bozulmuş
Denizlerde balıklar ölü
Suçu ne onların pastam
Sahilinde kumlar çekili
Deki milyarlarcası ayaklarına serili
Hayatım
Yaşam bu kadar ezilir mi ruhi aleminde
Güneşi solduran
Evreni yoksullaştıran
Dünyayı anlamsızlaştıran
Bu aşk
Ne hazin öyküler geldi ve geçtiler de
Çaresi olamadı hiçbir kalem ve ustası
Şiirler soy, soy dizildiler de
Dindiremediler sevdamın acısını
Beyaz sayfalara yazdığım karakalem
Değil sadece ruhumun aynası
Sahibesi bütünüyle
Ve bütün azar, azar
Sanki gelecek olan her kimse
Ve başkası
Gözlerimin önünde, hayal misali
Ve gerçek
Ölü gibiler!
Ne vakit yaşamak için direnseler
Seni gösterdim başparmağımla
Ben gibi
Ne çare onlarda
Her defasında
Boyun büktüler;
Bükecekler
Değil sadece güller
Bütün mevsimler
Ve çiçekleri.