Ayrılık Masalları
Ayrılık Masalları /Meşrebinden Oynaktır Çingene Kızının Göbeği
takatsiz bir bitişe göz kırparken fırtına sessizliği
koşarak gelir hani istenmez bir ayrılık
sokulur zoraki yamacına
kaçamazsın
ve bilirsin hızlıdır senden her zaman
berbat bir ilaç gibi tanıdıktır ayak sesleri
perdelersin siyaha pencereni kireç beyazı ellerinle de yüzünü
dökülür yüreğinden bir şeyler
şiir sanarsın ama değildir!
ve
mahmur bir ay kıstırır hani yalnızlığı en tenhasında geceliğiyle
vurur ya hani yüzüne
en karanlığından o geceyi tümceleriyle ...!
büyük bir afet geliyordur
dalgaları yara yara bodoslamadan
bilirsin işte;
engel olmaz hani çarpışmaya devekuşu zihniyeti
su alan kayığa daha büyük bir delik açmak mesela
göz göre göre kaparsın hani gözlerini!
hani meşrebinden oynaktır ya çingene kızının göbeği
suskunluklar da unsurluktan fazla suçluluk değildir bilirsin
aklın yeter de gücün yetmez bazen hani...!
ve;
payla payda ikiz olmadan eşitlik yazmaz ya matematik
işte hiç bir şey örtemezse yüreğin üzerini
bu kudurmuş ayrılık tetanozu
yalnızlıkla tek başına öpüşmek gibi
bir ikiye kolay bölünmüyor
tek başınalık
tek başına hiç bir şeye çare değil işte
çaresizlik de hiç bir eşitliğe...!
artık ne kadar öpeceğim bu giderek öksüzleşen kokunu
severken ayrılan insan hep yılan diye sarılır ya denize
ya sıfırla o mahur sesini rüzgar
ya yine eşitle payımı ikizime...!
ToprağınSesi