Ayrılık Uykusu
kalbinden süzülen her damla, birer gidiştir aşktan.
kaygan, akıp gidercesine, hiç dönmeyecekmişcesine..
hep bu karşı koyamadığın ayrılıklardır kalbi kanatan,
bir daha 'hiç sevmeyeceğim' dedirtircesine, dillere..
kalbi delik bir meleğin, sızısındaki en büyük yaradır..
hep sarar kanayan ruhunu sevdasıyla, sonra acıyla bırakır..
tutamazsın kanatlarından meleğin, kaçar gider, bu vefa mıdır?
yarım kalmış sevdaların teninde dolaşan, en büyük acıdır.
bu ayrılık;
hergün okşadığım saçlarının her telinde sıratı yaşamaktır..
cehennem korkusuyla 'kavuşmama' acısıyla her gün yanma..
cennet arzusuyla, her gün 'ulaşma' çabasıdır..
bir meleğin mahşer kapısından kalbine seslenmesini beklemektir,
kaderine uzanan 'dön' fısıltılarında kaybolup gidebilmektir,
bu acı; bu bekleyişle savaşabilmesidir kalbinin..
gidenin ardından 'sabredebiliyorum' diyebilmektir..
hala saklı bir yerinde kalbimin, seni kaybettiğim yağmurlar..
onlar şimdi; ellerimde kaybolduğun cehenneme dökülen birer yaştır..
ben geldim sevgilim, tenini okşamaya geldim, ayrılığın acısıyla,
her bir damla yaşı avuçlarına dökmeye geldim..
kalbim donarken karanlığın fısıltılarında..
bir kez daha seslen:
'dön sevgilim, hoşçakal deme bana'
bu ayrılık..
şimdi cennetimde en büyük cehennem azabıdır ruhuma..
bi ümitle okşa kalbimi, sakın uyandırma..