Bana Sor
Yağmur damlalarıyla çamurlara karışmış günlerin
Pençesine düşmüş bir ruh misali
Duyduğum her uğultuda acı bir yorgunluk
Ve düşlerime kanat açarken bulutlar
Geçmişimi fısıldar rüzgar
Bir bir kapladım gökleri haykırışla
Güneşin penceresinde bir asma yaprağı
Tükenmişlerin fısıltısıydı geceler
Yendim de tüm zifiri gölgeleri
Dağladı o yaprağı acı bir kırağı
Düşmüyor gökkuşağının üstüne düşler
Çocuk parklarında gıcırdarken eski salıncak
Yitmiş gülüşler
Bu sesler
Celladına rahmet okuyan bir aşık
Her karışında hüzün yatan bu ev
Ve rengini kaybetmiş ışık
Uyursan duymazsın
Uyanırsan susmazsın
Elmasını koparmadım cennetin
Kovuldum düşlerden
Hayalini kurmadım ondan azade mevsimin
Koklamadım çiçeklerden
Sanırsın yoksunluk krizi
Zihnimin en ücra köşesinde
Elimde ayrılığın izi
Göğsümde tutuşan
Kor ateşi
Fecrin uykusuzluğu mor
Kan ter içinde olmanın yükünü
Bana sor

