Başkasında Mutlu Ol
Tanıdığımı sandığım yüzün,
Meğer en uzun yabancılığımmış,
Omuzlarıma bıraktığın mevsimler,
Ağırlaştıkça teraziler çekildi hükmünden,
Ne vicdanımın paslı kefesini tartabildi artık zaman,
Ne de içimde biriken suskunluğu..
Adını anmamak için çıktığım her yol,
Yeniden yeniden sana vardı,
Ben kendime sürgün edilmiş bir hatırayken,
Sen ise çoktan başka hikâyelerin,
Mukaddimesine dönüşmüştün...
Yazılmamış bütün hikâyelerde eksik kalan harftin sen,
Sökülmüş bir dikiş gibi dağılırdı cümleler,
Adın geçmeyince kahkahalarının yerinde,
Kül rengine çalan bir sessizlik oturuyor,
Akşamlar boynu bükük bir göçmen kuş gibi,
Pencereme sığınıyor her gün,
Ne zaman geçmişe dönsem,
Bir yanım yangın yeri,
Bir yanımsa enkaz altında kalmış çocukluğumu ele veriyor...
Kör gözlerde açan gonca oldum,
Fakat kimse görmedi renklerimi,
Bir ömrü adadığım sadakat,
Sürgülü bakışların eşiğinde unutuldu,
Perçemli yalnızlıklarda yargılandım,
Suçumsa sevmekti yalnızca,
Kapımda sabahlayan hatıralarla konuştum gecelerce,
Yatağıma misafir kalan eski günlerle..
Sonra bir celladın narası gibi indi ayrılık,
Yaralarımın bir bir üzerine,
Ve ben,
Her devrik şiirin gölgesinde seni aradım...
O vakitler eylül kokardı mevsimler;
Sarıya çalan bir hüzünle geçerdi sokaklardan zaman,
Geceler zülfikâr kesiği kadar keskin,
Ve bir o kadar da acımasızdı,
Ay eski bir mezar taşı gibi yükselirdi göğe,
Rüzgâr bile adını fısıldardı bazen,
Seni unutmak için verdiğim bütün mücadelelerime rağmen..
Çünkü bazı insanlar gitmez;
Yalnızca kalbin içinde,
Ulaşılamayacak bir yere taşınır...
Şimdi anlıyorum;
İnsan en çok kabullenişlerde büyüyor,
Bir şeyleri kurtaramamanın hüznüyle,
Bir şeyleri affedebilmenin asaleti arasında,
Ben seni affettim.
Beni eksilten her hatırayı da..
Çünkü aşk bazen kavuşmak değil,
Sevdiğinin yükünü omzundan almaktır,
Bazen kendi karanlığında kaybolurken bile,
Onun güneşe çıkmasını dilemektir,
Ve bazen,
Bir ömrün en büyük fedakârlığı,
Sessizce geri çekilmektir...
Gittiğin yerde baharlar senin olsun,
Yüzüne değen her sabah,
Bir önceki günden daha merhametli doğsun,
Kader benden esirgediği,
Bütün güzellikleri avuçlarına bıraksın,
Kalbin sevgiyle çoğalsın,
Ömrün huzurla tamamlansın,
Ben,
Adını dualarında anmayan,
Ama iyiliğini dileyen son yabancı,
Ve eğer bir gün hatırlarsan beni,
Yalnızca şunu bil;
Ben seni kendime değil,
Mutluluğa emanet ettim,
Başkasında hep mutlu ol...

