Ben Sana Meftunum
Günümü aydınlatan Güneş mi,
Gece mi aydınlatan Ay mısın?
Korkarım sana dokunmaya.
Dokunsam yok olacak mısın?
Öyle saf ve derinlemesine,
Bir çiçeğin boyun eğmesine,
Gözümdeki ferin sönmesine,
Aşkının yangını mı sebep?
Giderim yolumu gösterir aydınlığın.
Delicesine bağlanan ruhumun aşığısın.
Uyku girmez gözüme karanlıktan,
Karanlığım delaletidir sensiz kaldığımın.
Kör olmak isterim aydınlığında, kurtuluşum.
Ben sana deliler gibi vurulmuşum.
Hu çeken dervişçesine yorulmuşum.
Görmek için cemalini, yüreğimi yoluna koymuşum.
Kalplerimiz birleşir elbet ışığında nurunun,
Ben seni görmeden de sana meftunum.
Ne şiire hacet aşkımız ne de divana,
Buluşurlar elbet ruhlarımız her iki cihanda.
Oktay kaybeder melekelerini akli’nin,
Görünce gözlerindeki cennet-i yeşilin.
Var olmamış bir renkti dünyada gördüklerinin.
Göz ile değildi aslında, gördüğüydü yüreğimin.
