Beni Bir de Anneme Sorun
Bir gün olur da sorarlarsa beni,
Nasıldı diye…
Başımı eğip sustuğumu söyleyin.
Çünkü bazı insanlar vardır,
Acısını anlatamaz kimseye,
Gülerken bile içinden ağlar,
Ve her gece biraz daha eksilir sessizce.
Beni bir de anneme sorun…
Çocukken düştüğümde nasıl koşarmış bana,
Dizimdeki yarayı öper,
“Geçti oğlum,” dermiş ya…
Keşke büyümeseydim anne,
Keşke hâlâ dizim kanasaydı da
Sen üfleyince geçseydi her şey.
Şimdi içimde öyle yaralar var ki,
Ne bir el sarabiliyor ne bir söz iyileştiriyor.
Ben artık düştüğümde kalkıyorum anne,
Ama kimse görmüyor
İnsan bazen ayağa kalkarken de ölüyor.
Bir zamanlar hayallerim vardı benim,
Bir evin ışığı gibi yanardı gözlerim.
Sonra hayat geldi,
Birer birer aldı sevdiklerimi,
Bazısını uzaklara götürdü,
Bazısını kalbime gömdü,
Bazısını da yaşarken kaybettirdi bana.
En çok da buna yanıyorum…
Ben kimseye kötülük etmedim ki,
Neden bu kadar yoruldu kalbim?
Neden en çok seven ben oldum da
En çok terk edilen yine ben oldum?
Neden herkese yetişen ellerim
Kendime uzanırken bu kadar çaresiz kaldı?
Bazen gece başımı yastığa koyuyorum,
Geçmiş gelip oturuyor yatağımın ucuna.
Bir kardeşimin gülüşü,
Bir dostun sesi,
Bir zamanlar yanımda olanların gölgesi…
Hepsi bir film gibi geçiyor gözlerimden.
Ben de sessizce izliyorum,
Sanki kendi hayatımda misafirim.
Ah be hayat…
Benden ne istedin bu kadar?
Ben zaten mutlu olmak için
Öyle büyük şeyler istemedim ki.
Bir sofrada sevdiklerim olsun,
Bir kapı açılsın eve geldiğimde,
Biri gözlerime bakıp
“Yorulmuşsun, gel biraz dinlen,” desin istedim.
Ama insanın en büyük yorgunluğu
Bazen çalışmaktan değilmiş.
Güçlü görünmektenmiş,
İçin parçalanırken susmaktanmış,
Gitmesinler diye herkesi affedip
Sonunda kendinden vazgeçmektenmiş.
Bir gün ben de susacağım…
Öyle küstüğümden değil,
Anlatacaklarım bittiğinden değil.
Sadece içimde yıllardır ağlayan o çocuk
Artık kimseye derdini anlatmak istemeyecek.
O gün beni gülerken görürseniz
Sakın iyileşti sanmayın.
Bazı insanlar acılarına alışır,
Ama hiçbir zaman iyileşmez.
Ve olur da bir gün
Eski fotoğraflarıma rastlarsanız,
Yüzümdeki gülüşe biraz dikkatli bakın.
Belki de o gün,
İçimde bir şeylerin son kez güzel kaldığı gündür.
Ben bu hayattan çok şey istemedim.
Biraz sevgi, biraz huzur, biraz da vefa…
Ama galiba bazı kalpler
Dünyaya mutlu olmak için değil,
Başkalarının mutluluğuna şahit olup
Kendi acısıyla yaşlanmak için gelirmiş.
Ve son bir şey…
Beni sakın güçlü diye hatırlamayın.
Ben de korktum, ben de yoruldum,
Ben de geceler boyu kimse duymasın diye
Yastığımı ıslattım.
Ben de birinin
“Gitme, sana ihtiyacım var,” demesini bekledim.
Ben de bir gün olsun
Birinin hayatında vazgeçilmez olmak istedim.
Ama olmadı…
Herkesin hikâyesinde bir yerim vardı,
Bir tek kendi mutluluğumda yer bulamadım.
Şimdi biri bana
“En çok neye üzülüyorsun?” diye sorsa,
Kaybettiklerime değil,
Yaşayamadıklarıma derim.
Çünkü insan bazen birini kaybedince ağlamaz,
Onunla yaşayamadığı bütün güzel günlere ağlar.
Ve benim içimde…
Hiç yaşanamamış o kadar çok güzel gün var ki…
Bir ömür ağlasam,
Hiçbiri geri gelmeyecek.