Bir Gidişat Özeti
Ağır başlı düşüncelerden kurulu
Ve sağlaması olmayan bir hayat sürüyordun.
Dekoru hep kendin hazırlarsın sanıyordun,
Işıkları, ses düzenini..
Sağlam basamakların vardı,
Her şeye bir çok seslilik hakimdi;
Karmaşan bile ahenkliydi..
Ritim seninle beraber mağrur bir yürüyüşteydi.
Bütün açık denizler senden soruluyordu
Gözü kara bir kısrak gibiydin.
Yasaları sen koyuyordun,
Yürütme erki sendin,
Yargının gücü her şey.
Hiç düşünemedin bu saltanat uzun sürmezdi !
Ve bir gün hesapsız bir tırnak atışın geleceğin karnını yarıverdi.
Dekor karardı,
Bütün düşünüş ve sevişler bir sünger yumuşaklığında damlayarak aktılar,
Senin yerlerine,
Senin göklerine,
Darmadağın..
Mağ-lu-bi-yet geldi baş köşene kuruldu.
Denizlerle bağlantıların koptu birer birer.
Karaların içlerine itildiğini anlayıverdin.
Birileri senin yasanı değiştirdi,
Yeni yasaları birileri gelip sende yürüttü,
Yargılandığın mahkeme artık senin değildi !
Birileri, birileri daha geliyordu
Nefeslerinin dizginleri ciğerlerinden çalınıyor,
Kırbaçlara daha bir asılınıyordu.
Kış oluyor eldivenlerine kadar üşüyordun.
Nereye gidiyordun ?
Yeraltında eşinir gibiydin, kara toprakta
Çıkışlara değil inişlere yakındın.
Sağlam basamakların kocaman gıcırtılar çıkartarak
Sessizliği bozar olmuştu.
Artık arabaya at koşan sen değildin,
Yönünü seçemiyordun.
Sus-tu-ru-lu-yor-dun..
Düşüncelerin başları öylesine ağırlaşmıştı ki
Taşıyamıyordu beynin.
Yaşam sürüyordun,
İlk kez, son kez !..
Hiçbir adımın sağlamasını yapamazdın artık, biliyordun.
Ne kalmak ne de gitmek vardı gönlünde
Yaşadığın şiire bir son yazamıyordun...