Bir İhtilal Notu
Bir,iki,üç,dört,
Dört,üç,iki,bir...
Kör hücremde dört diz karelik,
Öpücüğünü seyrediyorum ay ışığının,
Eritmeye çalışan kalbe saplı pencere kazıklarını,
Dickens'tan kalma öldü ölecek gecede.
Kokusu kekik baskısı çimen bir kaçışta,
Sıkıştım damlatırken kadehime güneşi,
Yakalandım utanmadan içmeye çalışırken sarısını.
Küreği olmayan sandal misali şu vakitte,
Bölüşüyorum kendimi adım adım yalnızlığa,
İntihar düşü salkım saçak usumda asılı.
Bir zamanlar,
Henüz bileklerini susturmadan önce toprak,
Çocuklar tanırdım kanatları olan,
Göğü taşırlardı karınca yuvası avuçlarında,
Çocuklar bilirdim yüzgeçleri vardı,
Deniz içerlerdi böyle kana kana,
Ve belki bende melodisinde duraklayan bir çocuktum.
Ey bize pasta bağışlayan sevgili,
Marklar,markizler ve senyörler,
Sinsi tebessümlerinizin kırıklarına basmanıza az kaldı.
Gözlerimi bırakacağım burada olamasam dahi...