Bir Kala
Sonbahar yaprakları gibi uçuşurken
Bazen her şey boş gelmiyor mu?
Karın o tatlı soğuğunu hissederken belki
Dağlarda bir kulübede yaşayan o tatlı ihtiyar
Çok sizden biri gibi gelmiyor mu?
Yaşlandığını hissediyor insan
Saçlarına düşen her akta
Yüzüne yer eden o her derin kırışıklıkta
Toprakta sanki çukur açan
Topallayan ayağın
Sevdiklerinin o huzurlu sesini
Seni çağıran
Kulaklarında hissettirmiyor mu?
Belki bir yıl
Belki on yıl
Belki kırk yıl sonra
Herkesin gideceği yer aynı değil mi?
O uzun boylu selvi ağaçlarının
Salındığı o sessiz yer
Sonsuzluğu çağrıştırmıyor mu?
Gençken sorgulardım çok o ebediyeti
Ya şimdi?
Ne zaman farkına vardın sonlu olduğunun Funda?
Ne zaman acıdı için o sessiz yerde dua ederken?
Ne zaman o tatlı hayallerinin küle dönüştüğünü hissettin?
Ne zaman adım adım yaşlandığını fark ettin?
Yıllar nasıl hızlı hızlı önünden koşmaya başladı?
Soruların belki bittiğinde
Sen de bitecek misin Funda?