Bir Martı Yükseliyor Sensizliğe
Bir martı yükseliyor,
Ardından gökyüzünü yırtan bir çığlık.
Bir martı yükseliyor özgürlüğüne,
Ardından bakakalan bir ben...
Martının mutluluğu bir parça simit,
Kanatlarında rüzgarın sesi.
Çığlıklarında özgürlüğün,
Dudaklarında ise özlem türküsü...
Bir martı yoldaşlık ediyor vapura,
İnsanlar bakakalıyor,
İmreniyor kimisi.
kimisi onu besleme derdinde,
Martının derdi karın doyurma telaşı.
Bazısı anı ölümsüzleştiriyor objektifleriyle,
Martının dileği özgürlüğü...
Bir lokma simit yetiyor küçücük midesine,
Sonra...
Sonra kaçma telaşı gökyüzüne,
Yani özgürlüğüne...
Ardından bakıyorum.
Gözlerim dalıyor önce,
Onun yerinde olma isteği...
Kanatlarına tutunup,
Bulutlara dokunma rüyasına dalıyorum.
Dünyanın telaşı,
Kargaşası,
Tantanası,
Bir de ekmek kavgası,
Hiçbiri yok onun gittiği yerde.
Özlem sarıyor sonra içimi,
Tutunduğum kanatlarda,
Bir tek 'sen'i arıyor gözlerim...
Tek başına çıkmıyor özgürlüğün tadı,
Bir elim martının kanatlarında, tutunmuş sımsıkı,
Öteki seni arıyor...
Vapurun boğucu sesiyle gözlerim açılıyor,
Ne sen varsın yanımda,
Ne de ben o martının kanatlarında...
İnerken vapurdan,
Son kez bakıyorum o martıya,
Kanatlarına özgürlüğün,
Dudaklarına ümitlerin,
Sırtına da senli hayallerin bohçasını yüklüyorum...
Bakakalıyorum ardınızdan siz giderken.
Ve hayat...
Devam ediyor aynı karanlığında,
Bir martının koynunda gidiyor düşler,
Bir martıyla kaçıyor uzaklara hayaller,
Ve bir martıyla kayboluyor senli günler...