Bir Pazar Günü
Söz verdim kendime
Bu Pazar kızmayacağım
Bu Pazar üzülmeyeceğim
Ve bu Pazar izin vereceğim
Yüreğimin sesine…
Bu Pazar erken kalktım
Uzaktım dünyanın telaşından
Uzaktım kendimle yaptığım
Hep kaybettiğim kavgadan…
Bu Pazar aradım kaybolan benliğimi
Bu Pazar hep dinledim içimdeki sesi;
Ağlayan çocuklar, yıkılan evler
Ekmek parası için can verenler…
Ve ben baktım kendime;
Bir incir çekirdeğini doldurmayan
Ve bende dünyalar kadar büyük olan
Dertlerim, tasalarım varmış.
Eyvah eyvah ben mi çekiyorum
Bu yalan dünyanın derdini
Ben mi buluyorum kendime dert
Sanki dünya yıkılmış ben altında kalmışım…
Ve bu Pazar kendime bir iyilik yaptım
Uzandım her zamanki yerime
Gözüm dışarıda.
İnsanlar koşturuyor herkes kendi derdinde
Görmüyor kendinden başkasını
Arabalar son hızla yolda
Sanki acile hasta yetiştiriyor…
Bunlardan ekstra ;
Ambulanslar, itfaiyeler yarışta…
Kimse duymuyor içimdeki yangını
Kimse duymuyor çocukların ağlamasını
Kimse duymuyor göklere çıkan feryatları…
Ve baktım bu Pazar da yine
Öteki Pazarlardan farkı yok.
Ağlayanı duyan, düşeni kaldıran yok
Dünya gidiyor son hızla
İnsanlar ondan da hızlı gidiyor…
Bu Pazar da durduramadım
İçimdeki fırtınaları
Yine sözüm geçmedi kendime
Bir çöp kaçınca gözüme isyan ederken
İki gözü de görmeyenleri gördüm
Dilleri tatlı, yüzlerinde tebessüm…
Ben ayakkabı derdine düşmüşken
İki ayağı da olmayanları gördüm
Hem de Beytullahı tavaf ederken…
Tövbe ettim derdime isyanıma.
Ana kucağı gibi vatanım varken…
Semalarda ezanım yankılanırken…
Ay yıldızlı bayrağım göklerde dalgalanırken…
Ve en büyük nimet sağlık varken…
Havada, karada ve suda …
Yerden göğe sayısız nimet var üstümde…
Niye bunca isyanım.
Ne olur sen affet Allah'ım…
Bir başka Pazara kaldı
Olmasını isteğim iyilikler, hayaller
Gelir mi acaba o beklenen Pazar
Bir başka Pazar biter mi acaba
Bitmesini istediğim tüm kötülükler…