Bir Seni Unutamadım Bir Seni
Ateş böcekleri aydınlatır gecelerimi
Gözyaşlarım buz tuttu
Mavi kızıl şafaklarda
Acılarımı gözbebeklerimi hapsettim
Havadaki hasret kokusu
Genzimi yakarken
Körpecik yüreğim törpülendikçe
Paslı demir parmaklıklar ardında
Yakınında hissedersin
Uzanıp tutamazsın
Bilirsiniz ki asla ona dokunamazsın
Kısık sesli eski bir gramafon söyler şarkımızı
N'olurdu buz tutmuş gözyaşlarımı
Sıcaklığınla sevginle
Bir ılık tebessümünle gözlerimin içine
Gözlerin dalıverseydi engin umman misali
Hançerler çıkardım
İhanete uğramış yaralı sırtlarda
Şu aciz ruhum ruhundur hükümdar
N'olurdu parmaklarım arasından kayıp gitmeseydin
Yıllarımı yıllarına katık ettiğim
Bir seni unutamadım bir seni
Sürüm sürüm sürünüyorum
Sürgün yemiş sürgün gibi
Gittiğim bastığım topraklar ağladı ardımdan
Üzgünüm aşkım
Yokluğunun yokoluşuna
Dudaklarımda zoraki tebessümleri beslerim
Biliyorum nerde olmadığını bilmediğim yerdesin
Vuslata açılmayan
Meçhul bir yerdeyim