Bir Sonbahar Şiiri
Son sahilin vapurlarıda kalkmıştı artık
Gökyüzü karaya bulanmıştı
Ağlıyordu hıçkıra hıçkıra
Kim bilir belkide gökyüzü dediğimiz yer bile ağlamaktan bıkmıştı
Yine gözlerimi doldurmuştu bu sonbahar
Dökülen yapraklar bir hayli bıkmıştı sanki ağaçtan
Sonbahar ise bahaneydi
Neydi bu içimdeki yara
Bu cehennem neydi
Kim bilir belkide ben cehennemdim
Gece karanlık vurmuştu pencereme
O da yanlızdı
Sessizlik Suskunluk çoğalmıştı birden
Sadece ilerleyen zamanın sesi geliyordu
Neydi bu suskunluk
Bu halsizlik Bu hayattan bıkmışlık
Yine pencereme döndüm
Dışarıdan sesler geliyordu
Şu aşıkların sesi !
aşık demişken
Bende aşığım
Hemde imkansız olana
Aşk demişken
Gülüşün aklıma geldi
Birden yüzümde buseler belirdi
Seni hayal ederken güldüğümde tam bi deli oluyordum
Bana hep anılarını anlatırdın, Eskileri
sonra hep beraber gülerdik
Ama bu sonbahar bir farklıydı
Nereden çıkmıştı bu son
Neden son idi
İşte öyleydi
İkimizde birer 'son' idik
bizden başka son olamazdı
Çünkü bizim sonumuz ancak ölümdü
Bu yüzden ikimizde son idik
Ne güzelde bakardım ya gözlerine
Ne sarılırdın birden gözlerime
Bana yakın oldoğun kadar da uzaktın
Tıpkı güneş ve ay gibi
Sadece bir engel vardı aramızda
Dünyaydı
Biz gökyüzünün ta kendisiydik
Hem solardık hemde açardık
Sen "güneş" tin
Bense "ay"
İçimdeki karanlığın sebebi buydu
Işığımı hep senden alırdım
Ama bi o kadarda karanlıktım
Beni yaşatan sensin işte
İçimdeki çocuğu güldüren sensin
Her sonbahar solar
Biz solarak başladık açılmaya
Biz sonbahardık
Biz bir aşktık
Solupta açan yapraklardık
Bilmiyorum nasıl bırakırım gözlerini
Nasıl bakamam sonbaharıma
Gözlerimdeki beyaz ışık sensin
Nasıl bırakırım seni sonbaharım
Sana öyle çok aşığım ki
Her satırım seni anlatır
Her şiirim seni fısıldar..
..Gelişinin bereketine Gitme sonbahar..