Biz
Daha görmedik birbirimizi;
En sarı , en parlak sabahın vadesince haylazlık ederken
Huzur dolu.
Daha en uzun geceyi bilmiyoruz ki;
Teslim olur mu gözlerimiz
Kahkahalarımız arasında
Kısılıp ,kapanmaya.
Seninle kaç gün ard arda ve usanmadan yaşamak yüküne sırt verebiliriz.
Kaç dosta anılar bırakabiliriz unutulmaz
Yada kaç sofradan çok şükür diyerek kalkarız
Bir köroğlu bir ayvaz.
Bir gün mü sürüyor, bir an mı çatık çehreni muhafaza edişin iki gözüm,
İki gözümün birinede baksan saklanamaz zannederim gülüşün.
Hiç korkmadan , ve saklanmadan ne kadar pervasızsan o kadar,
Öpersen,
Kaç yıl sürer
Kaçında doyurur seni yanağım, dudağımdan öpüşün.
Ne kadar yol gidebiliriz birlikte .
Ne kadar uzağa, ne kadar meraklıyız tarihteki en eski taşa.
Sabırımızın sınırından ötesi,
Hangi ülkedir.
Nasıl bir coğrafyada karşılaşılır
Hangi ırkla , muamma.
Taşıyabilir miyiz birbirimizi tanımadığımız kalabalıklarda.
Bütün hataları hatırlatıp birbirimize, açken ya da henüz doyurmamışken nefsimizi,
Korktuğumuzu belli etmeden birbirimize,
Yavru bir insanı insan edebilirmiyiz omuz omuza verirsek.
Bir tek düşünce geçiyor zihnimden, büsbütün emin olduğum.
Biz Yaşamışlığımızın içinde mukaddes sevgimizi büyütecek,
Yaşlılığımızı, güne tanık olma yarışının neticesi bilecek,
Yarışacağız seninle en uzun süreyi almak için hayattan.
Kazanan, kaybedecek.
