Bizi İçine Çekemedi Hayat

Sevinçlerimiz ve üzüntülerimiz vardı mazide;
İlkbaharda birinci gök gürültüsünü duyunca
Çevremizdeki en büyük eşyayı tutar;
'Bunun ağırlığında altınım olsun'-
Der, dilek tutardık.
Kına çiçeğinin yaprakları avucumuzda
Yarının sevinç payını bekleyerek
Bahteverce uyuyardık.
Sabah kalktığımızda elleri en koyu kınalısı
Çocukların en mutlusuydu.
İlk baharda çok sevdiyimiz mor menekşeler
Beyaza dönüştüyünde üzülerdik.

Kaymış ekmeklerden kalan
Kazmak payımızı almak için
Tandır başında oturmamız;
Annemizin kıyma tahtasının yanında bekleyerek
Aldığımız köftelik eti soba üzerinde kızartmamız;
Babamızın ağac başından yere atdığı
Salkımları havadaca tutmamız
Hayat sevinçlerimizdi.

Oysa ki..
Mevsimler değiştikce değişecekti
Sevinçlerimiz, kederlerimiz...
Bütün mutlulukların üzerine
Ak örtük çekilmiş kışın
Tek eğlencesi olacaktı çatılardan uzanan
Buz sarkıtlarını kırmak,
Yaşamaksa bir direniş.

Çocukken karların üzerine yazardık adımızı,
Kardan adamı arkadaş edinerdik kendimize.
Biz büyüdükçe büyüğen isteklerimizden
Çekeceklerimiz vardı ileride.
Daha yaşanmamış öyküler...
Yorula yorula yürüdük hayat yollarında,
Topuğumuza vurdu ayakkabı acısı.
O kadar boşuna tapdandı ki yollar,
Bizi içine çekemedi hayat,
O yüzden yük oldu omuzumuza.
Öyle haksız yere kaybetdik ki
sevdiyimiz her şeyi.

Diyorum ki;
Keşke ömür bir kitap olsa,
Bir çiçek yaprağı olsa
Hala islaklığı kurumamış çocukluk hatıralarımız,
Kurutabilsek sayfaları arasında.

13.05.2017

13 Mayıs 2017 74 şiiri var.
Beğenenler (4)
Yorumlar (1)
  • 3 yıl önce

    "Yorula yorula yürüdük hayat yollarında, Topuğumuza vurdu ayakkabı acısı." yol yorgunluğuna, ömür yorgunluğuna eşlik etmiş şiir, sesi olmuş o acının. Kaleminize sağlık, sevgiyle.