Bozkır Andı
Gök çökerse mızrağım yıldızlara dayanır,
Yel diner de dağ susar, içimde kor uyanır.
Çağlar aşan bir ses var damarlarım boyunca,
Her vuruşta bir millet yeniden şahlanır.
Kimi altın taht kurmuş çürük bir gurur ile,
Kimi tarih yazdığını sanmış kuru hile.
Bizim alın yazımız demir, at ve ufuktur,
Bozkurt düşmez yolundan ne korkuyla ne çile.
Bir zamanlar denizler önümüzde diz çöktü,
Orduların önünde nice sur yere çöktü.
Kendini dev sananlar toz olup savrulurken,
Türk'ün adı göklerde tunç bir yankıya döndü.
Ben ne başkasının yurduna göz diken erim,
Ne de korku önünde eğilecek bir serim.
Fakat dostluk isteyen dost bulur otağımda,
Kibre tapan her gönle kasırgadan haberim.
Tanrı Dağı ufukta çağırırken her gece,
At kişner rüyalarımda bin yıllık bir hece.
Turan derim; bir harita değil gönül bağı,
Bir soy değil, bir ülkü yükselir içten içe.
Gün gelir de bozkırın ateşi parlar ise,
Unutulmuş destanlar yeniden çağlar ise,
Kardeş yurtlar bir olup aynı göğe bakarsa,
İşte o gün tarih de Türkçe konuşur bize.
Kayhan bey başlıklarda büyük harf yazım kullanmayınız eser ekleme kuralımızda belirtilmiştir