Bu Mektubunu Da Diğerlerinin Yanına Koydum

Karanlıklar, içerisindeyim.
Öyle ki;
Adım,bahtım,yazı/m, sazım,
sızım, sızım sızlayan, yaralarımla beraber,
ne yazık ki ,
en sonunda.....!
sana karşı yüzümde kara..

Beni affet ! üzgünüm,
Mahcubum, demek,
sana karşı bir vefasızlıkmıdır ?
yada ;
bir itirafmıdır !
bilmem ama...!

Her ne kadar,
sen kapat !..
boşver..!
ben unuttum!
sende unut desende !
kapanmadı içimde ! yıllar geçsede bu hazin yara...!
seni unutmadım, asla unutamam,
Seni seviyorum, seni sonsuza kadar seveceğim diye !
diye;
başlayan satırlarını okumaya başlamadan önce !

....?

Yer, yer, sıvası dökülmüş,
adı beyaz kireç boyası olarak anılan,
lakin;
beyaz rengi hiç bir zaman olmayan !
bu yüzden de, asla..!
hiç ama hiç solma derdi olmayan !
bir metreye , iki metre kare !
gözyaşlarımı benimle paylaşan vefakar, cefakar !
Odamın içerisinde !

tahtadan, ortası kırık, bir köşede, sessiz sakin duran masamı,
kavak ağacından yaş iken,
acemi çırak tarafından derme çatma yapılmış,
bu yüzden kuruyunca,
bir ayağı doğu, bir ayağı batıyı gösteren çivisi çıkmış sandalyemi,
adının baş harfini yıllar önce koparıp attığım,
bir tuşu yıllarca öksüz kalan,
üzerindeki harfleri gözyaşları ile silinmiş olan daktilomu !

Çarşamba pazarından ucuza aldığım,
bir koli çiçekli su bardağımın son kalan neferini !
rengi atmış entari basmasından perdelerimi,
seksen sekiz yıllarından bu güne kalan, bir gazete ile
mektuplarımı itina ile sarıp sarmalayıp,
içine kurumuş, nergizler bırakıp,
dörtyüzdört marka sıvı yapıştırıcı ile,
bir daha açılmayacakmışcasına !yapıştırdığın !
duvarda yirmilik mıh gibi yaptıkların aklımda kalsın diye !
yirmilik çivi ile boşluğa astığım !
acı ve gözyaşlarıma kifayetsisce,
çaresizce hüzünle, öylece yıllarca bozulmadan, aynı kalan,
bir yanı hep buruk boşluğa bakan boş çerçevemizi.!

...../

senin yüzünden,senin kahrından !
tam, ben herşeyi, ama herşeyi,
unutmuş, yada unutmaya yüz tutmuş !
yada;
kendimi yokluğuna tam alıştırmış iken !
ne dersen de !
yine, yeni, yeniden.....
ne var ne yoksa, alaşağı edip,kendimle beraber tarumar ettim.


Adresimi, bimekanımı !

nerden?

nasıl?

niye?

ne için ?

kim yada kimlerden bulmuş isen !

aklıma iki satır mektubunla köşeli jeton gibi düştün, düşürdün yine...!

Oturdum saatlerce..!
açamadım mektubunu, kalakaldım, bakakaldım ! şaşakaldım..!
yıllar önce, elime bir tomar tutuşturduğun,
ayrılık kokan mektuplarının, gerisi bumudur ?
yoksa, yoksa ?
aynısımı olacak !
üzülecekmiyim, ezilecekmiyim diye,
beynimi kemiren ince kıvrak esnek soru üstüne sorular kendi kendime !

Oysa ben yıllarca bu günü hasretle beklemedimmi ?
ondan gelecek ! bir mektup, bir haber !
ve de;
kısıkta olsa bir ses, bir selam beklemedim mi ?

şimdi;
mektubun tarafımdan yarı açılmış, yüzleşmeyi bekliyor,
yarısını okudum,
yarısını içim kaldırmadı...!

boş çerçeveyi, yerden aldım,
bu mektubunu da diğerlerin yanına koydum...
bana acımıyorsan, her mektubunun gelişinde evimdeki eşyalara acı bari...!

Ben sana şimdi ne diyeyim ?
en iyisi ...
yıllar önce bana yaptığın gibi !
üç maymunları oynamak !
senden gelen herşeye ama herşeye !
kör !
sağır ve
Dilsiz olmak...



Çobandan Sevgilerle Burdur

11 Mart 2016 286 şiiri var.
Yorumlar (1)
  • 8 yıl önce

    Demek kolay da uygulamaya gelince yürek ne derse o İlyas bey🙂

    Kutlarım kaleminiziud83eudd20