Bulanık Dünyam
Dünyamı bulandıran
Gözlüğümün kırık camıydı
Lamba ışıkları...
Onlar artık nokta değil
Öylesine yaygın ve büyük ki
Direklere asılmış
Birer ay gibi
Ve
Aynı onun gibi süslemekteler
Gecenin ödünsüz karanlığını.
Ya göğün mavisi?
O ise
Sanki kendisine ihanet edip
Başka bir renkle sevişmiş gibi
Adını koyamadığım bir halde
İnsanlar...
Üstüme doğru gelen insanların
Adlarını seçmek için
Gözlerimi kısmam fayda etmiyordu
Yüzleri bulanıktı
Gözleri,
Dudakları,
Burunları öylesine girişmişti ki
Sanki her şeyleri
Her bir şeylerine karışmıştı
Irklar,
Mezhepler,
Ve düşünceler de karışmıştı
Ya sınırlar?
Onlarda şimdiki gibi kalın çizgiler değildi
Sadece bir yumağın ipi gibiydiler
Ve renkleri de
Kırmızı değil beyazdı
Benim kusurlu gözlerimde.
Evet, gördüklerim yalandı belki de
Ve belki de hayal gücüydü
Ama bir o kadar da güzeldi
Miyop gözlerle bakmak
Dönen Dünya'ya.
Çünkü
Görmez olmuştum
Dünya döndükçe doğurduğumuz tüm sınıfları
Dedim ya
Kırıldı gözlüğümün camı
Dünyam bulandı
Gördüğüm tek şey ise
VİCDANDI