Cam Tozu Sızıntısı
https://youtu.be/Q3QzebQB9S4?si=GlWNwfvSJ8pPbIdq
Narkoz kokusu boğazımdan çekildi,
Hiç hatırlamadığım bir hücreme yerleşti.
Ama başka bir yerim uyuşuyor—
(Adını koymadığım).
Beyaz,
Fazla beyaz…
Fazlası kir her şeyin.
İnsanı temizlemiyor;
İçinden eksilen bir parça, adı yok.
Kim aldı,
Ne zaman?
(Sanki biri yaşadı o hayatı,
Ben sadece
Yorgunluğunu devraldım.)
*
Hatıralar artık cam kırığı değil;
Daha ince—
Cam tozu sızıntısı.
Nefes aldıkça
Ciğerime batıyor:
Görünmüyor,
Ama kesiyor.
(Tam uyanmadım daha.)
—Narkoz kokulu odalarda—
“Üç gün,” demiştim yıllar önce,
“Üç gün yeter bir insanı unutmaya.”
Belki… iki.
(Belki hiç yaşanmamış gibi.)
Geri dönmek
Bir kapıyı açmak değil,
Aynı duvara uyanmak.
“Hayat sana…”
Devamını getiremiyorum şimdi;
…
*
Aklımdan biraz bıraktım yolda,
Bilerek.
Fazlası boynumda bir kuyu gibi.
Delilik?
Hayır.
Akıllı kalmak da değil.
İkisi arasında,
Adı konmamış bir sızı.
Sınırlar…
Kim çizdi?
Neden içimde de var hâlâ?
Silmek istedim,
Elim kanadı.
“Kanadını tak,” dedim,
İnandım gibi yaptım.
Uçmadım.
Ama düşmemek de
Bir tür hareket sayılıyor bazen.
*
Şehir…
Aynı sokak,
Aynı gölge,
Aynı ben değil.
Bir ömür,
Bir valize sığmadı.
Fermuar kapandı—
Dişleri etimi ezdi.
İçimde kapanmayı reddeden bir yara.
Kolay,
Yavaş öldürüyor.
Zor,
Hızlı…
Ben
İkisine de yetişemedim.
*
İyileşmek yok.
Ses azalıyor,
Acı sabit;
İçimde sadece
Köşe kapmaca oynuyor.
(Ve yutkunuyorum.
Adını koyarsam
Büyüyecek diye
Susuyorum.)
Antakya, 25 Nisan 2026
Ali Asafoğulları


