Çat Sana Çat Bana
sızı kanıyor berduş köşe başlarında
ıslak sokakların ağladığı
kaldırımda bir yosma
ağzında çiklet
çat sana çat bana
lades kemiği sanki
kazan kazana bilirsen
kazandıranın dibini öpmeden
vurgun yatar ayda
kırık kalpler yüreği
gece
koynunda geceler
sıkı ve de dar etlerin
yumuşak yastığında
düşler meze hayaller içki
raks eder bakışlarda
isterik düzlerde kabarık duygular
kâh bardaktan boşanır yağmur
kâh dolunayda sallanır asma altı lâmba gibi
fitili yarılamış cırcır böcekleri
bozacının geceyi kesen sesi
dilberin koynundan akar
da akar turkuaz tarihlerin
kirli yapraklarına
anlam
anlamsızlığın kucağında uyuyan bir bebektir
büyür
emzirdikçe anaları
çat bana çat sana
ağında çiklet
kaldırımda bir yosma
fahişe kaldırımında
18 nisan 2008 22:43 _izmir
şekersiz_çaysız ve bademsiz