Cefaya Geldik
Canı ten'e hapsedip mecnun çıkınladılar*
Felek tekerrüründe güya sefaya geldik
Kesmeyen kılıncımın yüzünü kınladılar
Körelmiş ağzımızla belli cefaya geldik
Kaderin kâtibinde mühürlü müsecceldik
.
Ceplerime doldurdum hazmolmayan sürgünü
Gözünü açan her gün hicran, tahassür günü
İntihara dilekçe dolaşan simurg ünü
Anlaşılan zalime yine vefaya geldik
Olmadık işlerine Nazır-ı Muhayyeldik
.
Yılanın saf zehrini doğruluğa karınca
Öfelenmiş peşkeşi sıcacık yakarınca
İkindi gölgesini; dev zanneder karınca
Aslanın ağzındaki kalan şifaya geldik
Haram helâllemeye adeta mükemmeldik
.
Kehkeşan sofasında, dünya ruhun takkesi*
Şer avrat gönüllere, delik altın sikkesi
Mehtabın eteğine engel olur tekkesi
Tadı damaktan akan o indifaya geldik
Tecrübenin alnına çakılmış tevekkeldik
.
Cığıl cığıl mezatta yoksullardan onulmaz*
Alel ortalık yerde ziynet çıplak konulmaz
Verilmedik şey için hakktan bir şey yonulmaz
Ağıtlarla duaya affa hayfaya geldik
Her yaşam sonlarında son kanunuevveldik
Muhayyel :: Hayal gücüyle yaratılan, hayal edilen: 'Gülümser bir resimdir / Muhayyel sevgilimdir' -Y. K. Beyatlı.
Tahassur: Özlem: 'Neveser'in gönlünde elem bulaşığı bir tahassür, bir hicran...' -A. İlhan.
Simurg :: Anka
Muhayyel :: Hayal gücüyle yaratılan, hayal edilen: 'Gülümser bir resimdir / Muhayyel sevgilimdir' -Y. K. Beyatlı
Kanunuevvel ::Aralık ayı