Çiy Düşen Hayatlarımıza

Çiy Düşen Hayatlarımıza

09:40 vapuru;


Adanın en güzel çiçekleri limanda.

Balıkçılar buraları terk edeli çok oldu.

Kasımpatı şöleni var kıyılarımda.


09:50 yansıması;


Güneş yeni güldü yüzüme,

Islak saçlarını kurutursun şimdi sen,

Balkonda telleri uçuşur da,

Burnuma gelir kokusu uzaklardan.

Kadıköy'ün göbeğine düşer sızım,

Yokuşlarına da,

Sana da vurgunum kadınım...


10:15 vapuru;


Şimdi geldin,

Sıcak simidin ve açık çayın hazır.

İskemlede çiy ıslaklığı,

Güneş çoktan kurutmuştu hasırlarımızı.


Ellerimde kıyıların yorgun çatlakları,

Seninle sevdim bu sıcak çayı,

Seninle ısındı yüzüm,

Gülüşüm masanın kırık ayağında,

Sallanıyor sarhoş misali,

Elime ayağım sana dolaşmakta.


Yaz çiçeğim, gençliğim.

Çiy düşen çayım soğudu,

Hasırlar hep ağladı ardından.

Gün tutuldu, kurudu saçının papatyaları.


20.45 vapuru;


Sen yoktun.

Hava sıcaklık derecesini düşürdü,

Düştü elimden sıcak çayın.

Ellerimde ağrılı kıyıların,

Bir duvak düştü önüme,

Senden son kalan saçının teliyle.


Çiy düşen hayatlarımıza,

Sağanak yağdı bu gece.

Ağrılı kıyılarıma,nasırlı ellerime

Ve seni o son öptüğüm yere

İyi bak kadınım,

Güneş sökülerek bizden gitmekte...


13 Nisan 2026 307 şiiri var.
Yorumlar (4)
  • 46 gün önce

    Şiirin zaman kırılmalarıyla ilerleyen yapısı bir günün akışı üzerinden aslında bir ilişkinin doğuşunu, yoğunlaşmasını ve kaybını katmanlı biçimde kuruyor. Özellikle mekân (ada, kıyı, Kadıköy) ile iç dünya arasında güçlü bir paralellik kurulmuş. Duyusal imgeler okuru doğrudan sahnenin içine çekerken, ikinci bölümden itibaren dilin belirgin biçimde içe kapanıp kırılganlaşması ayrılık hissini derinleştiriyor. “Hasırların ağlaması”, “gülüşün masanın kırık ayağında sallanması” gibi yer yer sürreal imgeler şiire özgünlük katmış ancak bazı dizelerde anlamın flu kalması (özellikle son bölümde yoğun metafor yığılması) okuma akışını zorlaştırıyor. Buna rağmen finaldeki “güneşin sökülerek gitmesi” imgesi, hem günün hem ilişkinin bitişini güçlü ve dramatik bir biçimde sonlandırıyor. Genel olarak şiir, lirizm ile anlatısal süreklilik arasında dengeli ama bilinçli bir dağınıklık taşıyor. Aslında Tarzınız 11li hece ölçüsü ve redifli düzen tam kafiyeye daha uygun evrilebilir, İkinci yenide kalmak basamakları çıkmanızı engelliyor gibi duruyor. Hece/kafiye/redif çalışmaları ile aranan bir şair olabilirsiniz diye düşünüyorum. Tabi bu birazda yazarken konfor alanını terketme isteği ile alakalı. Tebrikler güzeldi.

  • 47 gün önce

    Kurgu ve anlatı gayet iyi, Adalar çok başka tabii ki. *bazen klavye hataları oluyor, Başlık “Çiy” doğru,şiir içinde geçen “Çiğ”ler çiy olmalı.

    Selam ve sevgiler kardeşim